Geçmişten Geleceğe SAMSUN
Bu Sitede Ara

Hakkımda

İlimiz Samsun ile alakalı her şey; tarih, kültür, edebiyat, siyaset, magazin...




Samsun
Kent Kültürü Dergisi
Arşivi



wowturkey.com
Samsun Fotoğraf Arşivi
Ziyaret Ediniz



Bağlantılarım

* Ana Sayfa
* Profilim
* Arşiv


Kategoriler


LİNK

samsun01
samsun02
samsun03
samsun04
samsun05
samsun07
samsun09
Kent Kültürü



Yakakent ve Alaçam Memleket Mektupları

Külhanbeyi Diyarı; Çarşamba


ABD ve Japonya  Maçoluğumuza Talip!

Bıyıklı, tesbihli, bağrı açık, yumurta topuklu ayakkabısının arkasına basarak gezen o meşhur külhanbeyleri, yerlerini Versace takımlı mafya babalarına bıraktı.

 

Bıyık, tesbih, düşük omuzlu yürüyüş artık demode kabul ediliyor; ama külhanbeyi diyarı olarak bilinen Samsun’un Çarşamba ilçesinde sivri burunlu, yumurta topuklu ayakkabılar hâlâ rağbet görüyor. Marka ve stil düşkünü yeni nesil maçoluğun ‘eski usul’ sembollerine dudak bükebilir; fakat Türkiye Kunduracılar Federasyonu aynı fikirde değil. Onlar, bu ayakkabıları dünyaya tanıtmak için kolları sıvadı bile. İlk önce önümüzdeki nisan ayında İtalya’nın Milano şehrindeki uluslararası fuara gidecek olan yumurta topuklular daha sonraki günlerde Japonya ve ABD’nin yolunu tutacak.

 

Samsun’un Çarşamba ilçesi hem külhanbeyleri hem de onların kullandığı sivri burunlu ayakkabıları ile tanındı yıllar boyunca. Şimdilerde o ‘bey’lerden pek kimse kalmasa da giydikleri ayakkabılar hâlâ tedavülde. İlçede külhanbeylerinin kullandığı ayakkabı; ‘Çarşamba ayakkabısı’, ‘sivri burun’, ‘yumurta topuk’ ve ‘basık’ gibi isimlerle tanınıyor. Türkiye genelinde çok fazla rağbet görmese de Çarşamba ayakkabısı bugünlerde, Japonya ve Amerika’da da satılmak üzere yolculuğa hazırlanıyor. Türkiye Kunduracılar Federasyonu, Çarşamba Ayakkabıcılar Odası ile birlikte İtalya Ayakkabı Enstitüsü Fizzi ile işbirliğine giderek şöhretli ayakkabılarını Japonya ve Amerika’ya pazarlamak için anlaştı.

 

Türkiye Kunduracılar Federasyonu, İtalya Ayakkabı Enstitüsü Başkanı Cusebbe Landi’yi geçtiğimiz hafta içinde Türkiye’ye davet etti. Ankara’da Çarşamba ayakkabısını inceleyen Landi, ‘sivri burun’un iyi bir el emeği ürünü olduğunu belirterek dünyaya pazarlanabileceğini söyledi. Çarşamba ayakkabısı için somut bir adım daha atılarak, nisan ayında İtalya’nın Milano kentinde yapılacak uluslararası ayakkabı fuarına katılması kararlaştırıldı. Daha önce Bodrum sandaletine, benzer bir çalışma ile Japonya’da çok ciddi bir pazar bulduklarını belirten Türkiye Kunduracılar Federasyonu Başkanı Hasan Özcan, “Günümüzde el yapımı ürünler makine yapımları karşısında pazar bulmakta zorlanıyor. Bu sebeple el yapımı ürünlerin özel pazarları olması gerekiyor. İtalyanlar ile anlaşma yaptık. Çarşamba ayakkabısını dünya pazarında tanıtacağız. Ben özellikle Japonya’dan umutluyum. Çünkü onlar doğal ürünleri çok seviyor.” diyor. Çarşamba ayakkabısının unutulmasına gönlü razı olmayan Çarşamba Kunduracılar Odası Başkanı Mithat Özcan, Türkiye’de başka hiçbir yerde bulunduğu yerle adlandırılan ayakkabı olmadığını söylüyor.

 

Ustalarının anlatımına göre Çarşamba ayakkabısının bilinen tarihi 1950’li yıllara dayanıyor. Bu tarihlerde Türkiye’de genel olarak kara lastik kullanılıyor, çünkü ayakkabı çok yaygın değil. Çarşambalı ustalar kara lastikten yola çıkarak tek parça dana derisinden ayakkabı yapıyor. Ustaların yaptığı ayakkabılar genellikle ilçenin külhanbeyleri tarafından kullanılınca bir anda onlarla özdeşleşiyor. Beyaz çorabın üstünde, dar paçalı külrengi pantolon, yelek ve 8 köşeli kasketle giyilen ‘sivri burun’ külhanbeylerinin simgesi haline geliyor. Külhanbeyleri de ayakkabının arkasını kırıp kullandığı için bu o âlemde karakteristik bir davranış şekli oluyor. Sivri burun, külhanbeylerinin zaman zaman cezaevine girmesi sebebiyle tek tip elbise uygulaması bulunmayan Türk cezaevlerinde mahkumların demirbaş eşyası haline geliyor. Topuklarının ‘tak tak’ şeklinde tok ses çıkarması sebebiyle zaman geçirmek için bir duvardan diğerine yürüyen mahkumlar tarafından her zaman tercih edilmiş. Ayakkabılar en parlak dönemlerini 1965-1980 yılları arasında yaşamış.

 

1970’li yılların başından itibaren yurtdışına giden gurbetçiler bu ayakkabıları beraberlerinde götürmüş. Bugün hâlâ Avrupa’da bu ayakkabılarla gezen meraklıları var. Türkiye’deki hayat tarzının her geçen gün değişmesi, makine ile üretilen ayakkabıların pazara hâkim olması, Çarşamba ayakkabılarının çağa ayak uyduramaması ilginin zamanla azalmasına sebep oldu. Günümüzde sayıları az da olsa Çarşamba’da ellerinde tesbih, kendilerine has eğik yürüyüşleri ile yürüyenleri görmek mümkün. Bugün kendilerine çırak bulamayan 10 kadar usta, artık bir kültürel değer haline gelen Çarşamba ayakkabısını yaşatmaya çalışıyor.

 

Çatlı ve Çakıcı, Celal ustanın müşterisiymiş

Alaattin Çakıcı, Abdullah Çatlı, Mehmet Kademoğlu gibi isimlere ayakkabı yapan yarım asırlık sivri burun ustası Celal Duran, “Benim yaptığım ayakkabı sayısı 200 bine yaklaşmıştır. Bana göre bu ayakkabı bugün de giyilir; çünkü yürüyüşü çok rahat.” dedi. Bugün 50 yıllık meslek hayatından sonra emeklilik günlerini yaşayan Celal Duran, görkemli günlerinde birçok ünlünün bu ayakkabıları kullandıklarını, 42 numara siyah renk el yapımı ayakkabıyı, arandığı dönemde, yakalanmadan önce Alaatin Çakıcı’ya, Abdullah Çatlı’ya da 41 numara siyah renk ayakkabıyı Susurluk kazasından önce teslim ettiğini söylüyor.

 

Dana derisine kösele taban

Çarşamba ayakkabısı, saf dana derisinden kösele taban üzerinde yapılıyor. Ayakkabının üstünü oluşturan deri kısım tek parça oluyor ve rahatlıkla bükülüp düzeltilebiliyor, kırılma izi kalmıyor. Ayakkabının en yaygın rengi siyah, diğer renkler yok denecek kadar az yapılıyor. El yapımı olan ayakkabıların üretimi 1 haftayı buluyor, 2-3 yıl bozulmadan kullanılabiliyor. Bugün Çarşamba ayakkabısı 35 liradan satışa sunuluyor.

/Yasin ÇANAKCI - İlyas ÜREK

 

http://turkuaz.zaman.com.tr/?hn=815


Tarih: 14:22, 30/10/2006 Kategori: Carsamba
Yorum (3) | Yorum yaz | Bağlantı

Çarşamba Uluslararası Havaalanı


 

01.09.1995 tarihinde imzalanan 71,5 milyon USD bedelli sözleşme ile 15.03.1997 tarihinde inşaatına başlanan Çarşamba Havaalanı, anahtar teslimi olarak 07.06.1999 tarihinde işverene teslim edilmiştir.

 

Bugün iç ve dış hatlara hizmet veren, yılda 2,5 milyon yolcu kapasiteli havaalanı projesi kapsamında, 13,912 metrekare terminal binası, 10,183 metrekare çeşitli hizmet binaları, 135,000 metrekare pist, 43,512 metrekare apron + taksirut, 50,483 metrekare banket ile tüm havacılık sistemleri bulunmaktadır.

http://www.akfen.com.tr/tur/grup/ins/samsun.htm

 




Tarih: 21:10, 18/9/2006 Kategori: Carsamba
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Dikbıyık


Dikbıyık köyü 1994 yılında 2500 nüfusla belde olmuştur.   

         

Beldenin ulaşım sorunu yoktur. Karadeniz sahil yolu beldenin içinden geçmektedir.Çarşamba’ya 8, Samsun’a 27 km uzaklıktadır. Ayrıca TCDD treni Samsun - Çarşamba hattında çalışmaktadır. Beldemizde haftanın bir günü (Cuma) açık pazar kurulmaktadır. Çevre köylerde yaşayanlar yetiştirdikleri ürünleri burada rahatlıkla satmaktadır.

           

Beldeye ilk yerleşenlerin Rumlar olduğu daha sonra buraya Kafkas Türklerinin geldiği belirlenmiştir. Dikbıyık adı da rivayetlere göre  şu şekilde ortaya çıkmıştır. Bu bölgede  Rum olduğu varsayılan ve dik bıyığı olan bir adamın  kahvehanecilik yaptığı ve çevre köylerden bu kahvehaneye birçok insanın geldiği  söylenir.Bu insanların “Dik bıyıklının kahvesine gidiyoruz…” türünden  sözleri zamanla  beldemizin adının Dikbıyık olmasına sebeb olmuştur.

           

Beldemizde  1967 yılından beri okul vardır. Bu okula daha sonra su an 750 öğrenciye hizmet veren ( ki bu bina da yetersiz kalmış yeni bina yapımına devlet-halk işbirliği ile başlanmıştır.) bir bina daha ilave edilmiştir. İlköğretim okulunun yanı sıra bir de lise bulunmaktadır beldemizde. Gerek İlköğretim okulumuz gerekse Lisemiz çevrede başarılı olarak görülmekte ve çevre köylerdeki, hatta ilçelerdeki öğrenciler tarafından  tercih edilmektedir.

 

Beldemizde genelde Çerkez  ve Laz folkloru  hakimdir. Beldemizin turistik bir özelliği yoktur.

 

Beldemizde Sağlık ocağı, Eczane, Jandarma karakolu, Diş Doktoru, Tıp Doktoru, Veteriner, Tarım Kredi Kooperatifi. PTT gibi halkın ihtiyaçlarını karşılayacak  kurum ve kuruluşlar mevcuttur.

 

http://www.dikbiyik.com/DikbiyikHakkinda.htm


Tarih: 10:59, 21/7/2006 Kategori: Carsamba
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Çivisiz Cami


GÖĞCELİ (GÖCELİ-GÖÇELİ-GÖKÇELİ-KÖKÇELİ-MEZARLIK) CAMİİ

Çarsamba Belediyesi 2005-2006

Tek çivi kullanılmadan yaptırılan

809 yıllık Göğceli Camii

 

Çay mahallesi, Göğceli Mezarlığı içinde yer alan cami Anadolu ahşap mimarisinin en güzel örneklerinden birisidir.1206 yılında  yapılan camiinin giriş revakları 1335 yılında onarım geçirmiştir. Yapının kim tarafindan yaptırıldığı bilinmemektedir. Tek katlı yapının üst üste yığma tekniğiyle yapılmış duvarlarını tek parça kalaslar oluşturur. Duvarlarda, direklerde, direk baslarında, kirişlerde, merteklerde, mahya ışığı gibi yapının birçok yerinde karaagaç, dış budak, kestane gibi ağaçlar kullanılmıştır.

 

Duvarlarda tek parça olarak kullanılan kalaslar, yaklaşık 15-18 cm. kalınlığında, 50-70 cm. eninde ve yaklaşık  12.60 ve 20 metre uzunluğundadır. Ahşap yapı taşınabilir özelliğe sahiptir. Alttaki derinlik yapının hava almasını, nemi ve çürümeyi önlemek için açılmıştır yapıda dövme demir çivi, yalnız direk başlarının kirişlere bağlantısında ve harim kısmında revak bölümlerine doğru uzanan merteklere yapılan eklerde kullanılmıştır. Kuzey kısmı hafif dönel olan çatı; üç omuzlu bir çatıdır çatının taşıyıcıları ahşap duvarlar ve dikmelerdir. Harim kısmında çatı direklerle 6 direk desteklenmiştir. Yapı, dıştan 17.75/17.50m.x21.15/22.20m. ölçülerinde olup, kapalı alanı 254metre kare  açık alanı 140 metre kare, toplam 394 metre karedir. Caminin etrafindaki mezarlık garipler mezarlığı olarak bilinmektedir. Camii, Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulu' nun 16.05 1986 tarih ve 2289 sayili kararıyla, korunması gerekli Taşınmaz Kültür varlığı olarak tescil edilmiştir.

 

 

http://www.carsamba.bel.tr/default2.asp?sayfa=tarihieser&menu=2

 

 


Tarih: 19:09, 18/7/2006 Kategori: Carsamba
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Çarşamba İlçesi Arkeolojik Yerleşim Yerleri


Çarşamba

                  Adsız (Çarşamba / Beyyenice 1)                  Höyük

                  Adsız (Çarşamba / Beyyenice 2)            Höyük

Tarih: 17:22, 14/7/2006 Kategori: Carsamba
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

Çarşamba'ya Sahip Çıkalım


Çarşamba’da doğup büyüyen dostlar,
Gelin Çarşamba’ya sahip çıkalım.
Yönetime gelen bürokrat aslar
Gelin Çarşamba’ya sahip çıkalım.

Çarşamba’da kazanırlar parayı
Büyük şehre yaptırırlar sarayı,
Konuşurken vururlar hep karayı
Gelin Çarşamba’ya sahip çıkalım.

Nüfus sayımında kaçarlar köye
Gerçek nüfus asla sayılmaz böyle
Burada yaşarsan gerçeği söyle
Gelin Çarşamba’ya sahip çıkalım.

Ne sosyal dayanışma,ne de bilgisi
Nede halkın birbirine sevgisi.
Kendi kendine de yeter görgüsü
Gelin Çarşamba’ya sahip çıkalım.

Çarşamba’dan ayrılınca kıymet bilinir,
Hasret kalıp,özlem ile gelinir,
Yeşilırmak ovası cennet görülür,
Gelin Çarşamba’ya sahip çıkalım.

Yeşilırmak boşa durup akmasın,
Kimse ona aval aval bakmasın,
İş adamı ilçesine küsmesin
Gelin Çarşamba’ya sahip çıkalım.

Samsun’a yerleşen Çarşambalılar
İstanbul’a gelen Çarşambalılar,
Yurt da görev alan Çarşambalılar,
Gelin Çarşamba’ya sahip çıkalım.

 

17 Aralık 2005 / İbrahim COŞAR

 

http://www.antoloji.com/siir/siir/siir_SQL.asp?id=349404


Tarih: 19:17, 30/5/2006 Kategori: Carsamba
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

Çarsamba Ağzı


Hayatımda duyduğum en komik Türkçe ağzıdır. Bilmeyenler için anlaşılmaz bile olabilir. Babası Çarşambalı olan Ferhan Şensoy eserlerinde sıklıkla kullanır, benim için ise çocukluğum samsunda geçtiği için oldukça tanıdık bir ağızdır.

- la elim acıyu ya lan, elim acıyu
- beri bak, sen ne diyun ya yienim? çarpıveririn valla
- bori gel bori

 

(...)

-az baaa bak yalah aguzlu döl?
-ne va la gavad ?
-geliyni malla almiy gidiyk horiy
-işim va benum firaktalaa pekutcem...,

(efendim tercume etmekde isterim ki bir anlam bulsun)
- az bana bak bana yalak ağızlı çocuk
- ne var ulan *****
- geliyor musun, inekleri almaya gidiyoruz horuya?
- işim var benim çitleri tamir edecegim*

 

(...)

Ferhan Şensoy, “Kalemimin sapını gülle donattım” adlı otobiyografik romanında virgül olarak mınakoyiiim kullanıldığından bahsetmektedir. Bundan bahsettiği sayfalar feci komiktir. Koca koca adamların böyle konuşmaları insanın komiğine gitse bile gülmemek lazımdır, çünkü Çarşamba insanı az buçuk kovboy mizaçlıdır.


- ne güliyn la kavat?

- naa gidiyn la ?
- yasar emminin dölüynen çarşiy gidiym ben
- az baa bak baa sen beni biliyni sen
çarşiy gitcaamis !!!
yörü telliy (tarlaya) gidiyk
balcan maallicez , fişkı yiyesicenin dolu seni..

 

(...)

İçinde en çok küfür barındıran Türk şivesi. Samsundan kalkan Çarşamba minibüslerinin önünde şöyle bağıran bir adam görmek çok olasıdır; jetten hızlı gidiy, döller gucakta gidiy.

 

Çarşamba'nın meşhur köy düğünlerinde insanlar düğünlerinin dilden dile dolaşması için kutularca mermi atarlar. Bu düğünlerde mermi kara borsaya düşer. 2 3 misli fiyata çıkar merminin kutusu.


Ferhan Şensoy'un da kitabında anlattığı gibi küfür gayet alışılagelmiştir. Fındık oranın altınıdır. Fındıklarını bahçeden toplayıp parasını alanlar hemen havalara girer, akşamları rakı içer. Memleketin para gördüğü bu mevsimde vurulan insan sayısında artış görülür genelde. Tehlikeli ama çok seviyorum memleketimi...

 

Virgul, ünlem ve nokta yerine mınagoyim kullanılan ağızdır.

 

(...)

Samsun Çarşamba dolmuşu muavini çığırması;
-çarşamba bi liriy bi liriy
-döllee para yok
-cetten de fızlım gidii

 

Soyka  diye bir kelime barındırır içinde. Kötü, pis, işeyaramaz gibi anlamlara gelir kullanıldığı yere göre.

SOYKA kalasıca, fışkı yiyesice, taktiy (tahtaya) gelesice diye bir beddua üçlemesi vardır ki aman diyim..

 

(...)

Samsundan Trabzon ‘a kadarki kesimde bulunan insanlarin hepsinin konuşmadığı ağız, zira bu bölgede inanılmaz çok sayıda farklı ağız ve lehçe vardır, Çarşamba ağzı sadece biridir.

 

Samsun ile Ordu ‘yu bilmesem de Ordu ‘nun ilçeleri arasında bariz bir ağız farkı vardır. Bu Çarşamba ağzı onlarca ağızdan biridir. Gidip görmedim zira memleketimdir orada buyudum.

 

Çarşamba'nın köylerinde bile değişiklik gösteren ağız. Örneğin bir köyde "geliyorken"e "geliikenelazin" denirken, başka bir köyünde (genelinde yaygın olan budur) "geliiken" denir.


Ünye'ye kadar olan bölgede kullanılan ağız Çarşamba ağzına benzese de Çarşamba ağzı ayrıdır.


örnek: animlee, melikgilin döllee bizim çangallaa almışlaa da gidilee ye ge.
Anlamı: aaa, meliklerin çocukları bizim sırıkları almışlar da gidiyorlar ya.
(ge'yi çevirmedim, gıcı, gıcım da denir buna. kuzum gibi bişeydir ama yalnız kızlara hitap şeklidir.)

 

Örnek:anne-mıstıaaa mıstıaaa, naa gidiin? mıstıa-öcçee gitmiim, bordiim bordiim..
Anlamı: Anne-mustafa mustafa, nereye gidiyorsun? Mustafa-öteki tarafa gitmiyorum, burdayım burdayım.

http://84.44.114.44/show.asp?t=carsamba+agzi

Tarih: 17:12, 30/5/2006 Kategori: Carsamba
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

Keşke Sevmez Olaydım...


Çarşamba deyince bir yabancı hemen Çarşambayı sel aldı türküsünü anımsar. Çarşamba her şeyden önce bu türküyle ünlenmiştir.  Bu ün ardında nice acı ve gözyaşını taşıyor. Tarih boyunca yeşilırmak nice canlar almıştır. 1970 ‘ler de Suat Uğurlu ve hasan uğurlu barajlarıyla doğal akışa son verilmiştir. Artık Yeşilırmak ‘tan insan hayvan cesetleri, Evler, beşikler ve birçok hayat nesnesi geçmiyor. Kısacası artık Çarşamba ‘yı sel almıyor. Yıllardır söylenen, söylenecek olan bu güzel türküyü ve bu türkünün hikayesini hemşehrimiz sayın faik okutgen derlemiştir. Çarşamba ‘yı sel aldı.

 

Ahmet, abdal deresinin kıyısında yerleşmiş yoksul köy ailelerinden birinin oğluydu. Baharla birlikte yıllarca süren karasevdası karşılık bulmuş. Melek kalbini açmıştı. Kısa zamanda yüzük takıp nişanlandılar.

 

Ahmet yapraklar sararmaya durduğunda orduya yollandı. Melek ise gözyaşlarıyla baş başa kaldı. Ağaoğlu Mehmet Ali Melek ‘e göz koydu. Ahmet ‘in arkadaşları ne kadar uyardılarsa kar etmedi.

 

Melek reddetti Mehmet Ali ‘yi. Bunun üzerine ağaoğlu adamlarıyla Melek ‘i dağa kaldırdı. Kötü haberi kuşlar uçurdu Ahmet ‘e. Kısa günde uça geldi aşkın delikanlısı. Kuşandı atını silahını. Arkadaşlarıyla düştü yollara. Dağ tepe demedi gece gündüz Melek ‘i aradı. ´Meleeeeek.. Meleeeeek..´ diye çığıra çığıra sesi uçtu.


Önce bir çakal yağmuru uç verdi. Sonra şimşek şimşek içinden çıktı. Çatırdadı koca gökyüzü. Işınlar Çarşamba ovasını renkten renge soktu. Ne yağmur ne silinen izler aşkın atlılarını durduramadı. Tufan ikinci kez yaşanıyordu sanki. Yağmur yeşilırmak ı boğuverdi. Çarşamba ovası kaynayarak akan bir göle dönüştü. Canik Dağlarından aşağılara doğru bir çığ gibi önüne kattığı her şeyi sürükledi sel; evler, insanlar, bebek beşikleri, hayvanlar, kağnılar, ağaçlar,  büyük küçük kayıklar çaltı burnuna doğru sürükleniyordu.


Sonunda duruverdi yağmur. Güneşle parladı yeşil Çarşamba. Usul usul bir gökkuşağı belirdi. Sular günbegün çekildi. Çekildikçe hayat yeniden kurulmaya başladı. Yaralar sarılıyor. Evler onarılıyordu. Abdal deresinin Yeşilırmak ‘a katılmak üzere döküldüğü yamanın başında ahali toplanmaya başladı. Derenin eğimle indiği yamanın dibinde büyük bir kaya parçası vardı. Onun üstünde ise iki insan. Melek ve Ahmet ‘ti onlar. El ele tutuşmuş, sırtüstü öylece yatıyorlardı. Ahali sel acısını unutmuş onlara yanıyordu. Hüzün gözyaşına döndü. O büyük kaya parçası. Ahalinin üstünde toplandığı o taş yedi yerinden ayrıldı ve her birinden bir servi boyu su fışkırmaya başladı. Bu hazin aşka doğa gözyaşı döküyordu..


Ahali şaşkınlığın ardından dualar okumaya başladı. Dualar içten mırıltılara. Yıllardır can alan insanların acısını dile getiren dizelere dönüştü.


İşte rivayet o rivayet. Derler ve hikaye ederler ki Çarşamba ‘yı sel aldı türküsü o acı mırıltılardan doğdu. Yedi yerinden su fışkıran kayanın olduğu yerde bir su değirmeni kuruldu ve o yöre o gün bu gündür Değirmenbaşı olarak anıldı. (Çarşamba ‘daki Değirmenbaşı mah.) çınar ağaçlarının gölgelediği ahşap değirmenin yedi taşı vardı. Yedi oluğuna su veren set üzerinden yedi kez yürümek. Sağ ve sol omuz üzerinden yedişer kez su atmak uğur sayıldı. Her hıdrellezde bu yaşandı. 1970 ‘lerde değirmenin yıkımına değin bu gelenek sürdü.

 

http://www.pafuli.net/yenibirbakis/forum_posts.asp?TID=561

Tarih: 19:10, 24/5/2006 Kategori: Carsamba
Yorum (3) | Yorum yaz | Bağlantı

Çarşamba İlçesi Köyleri


Köy Adı: Muhtar: 2000 Nüfusu: İl
Merkezine
Uzaklığı
İlçe
Merkezine
Uzaklığı:
Muhtarlık
Telefonu:

ACIKLI

REMZİ BAŞER

441

41 km

6 km

0 (362) 847 72 17

AHUBABA

CEMAL BAYSAL

650

0 km

16 km

8520197

AKÇAALTI

CELAL GÜLER

461

0 km

4 km

8590235

AKÇATARLA

ENVER ARSLAN

1071

0 km

16 km

0 (362) 858 22 05-858 78 07

AKKUZULU

EKREM OKAN

298

0 km

5 km

8344851

ALİBEYLİ

MUSTAFA NEZER

1301

42 km

7 km

0 (362) 837 00 33

ALLI

CAVİT ÇEKİÇ

715

42 km

8 km

8460122

ARIMKÖSELİ

NECMETTİN GÜLER

305

41 km

6 km

8336099

AŞAĞIDİKENCİK

MUSTAFA BATTAL

548

43 km

8 km

8510013

AŞAĞIDONURLU

ŞENDOĞAN ÇÖNE

122

36 km

1 km

8323302

CUMHURİYET

NECATİ ŞENCAN

2131

34 km

2 km

0 (362) 834 17 09

AŞAĞIESENLİ

ALİ ARSLAN

352

45 km

10 km

8575100-8331349

AŞAĞIKAVACIK

YÜKSEL ARABACI

621

41 km

6 km

8640063-8341848

AŞAĞIMUSALLA

HASAN ALTUN

616

80 km

45 km

8691075

AŞAĞITURGUTLU

AHMET ERGİN

298

0 km

8 km

8542116

AŞIKLI

AYHAN KESKİN

405

0 km

14 km

8541508

BAFRACALI

ADİL ÇAKIR

1878

37 km

2 km

0 (362) 834 05 50

BAYRAMLI

SÜLEYMAN ODABAŞ

555

0 km

17 km

8688305

BEYLERCE

YAŞAR DİNÇER

1462

32 km

3 km

8333429

BEYYENİCE

NECDET ŞAHİN

794

41 km

6 km

8337028

BEZİRGAN

CEMAL COŞKUN

358

68 km

33 km

8560092

BOYACILI

İSMET ARSLAN

338

0 km

12 km

8338485-8385589

BÖLMEÇAYIRI

ÜMİT AKDAN

762

0 km

8 km

8337412

CANLI

HÜSEYİN YAMAN

559

36 km

1 km

8338490

ÇALTI

SALİH YEDİYILDIZ

1218

0 km

23 km

0 (362) 852 01 38-852 03 13

ÇATAK

EMİN ŞENCAN

489

60 km

35 km

8490010

ÇAYVAR

EFRAİM KÖSE

886

42 km

7 km

8385408

ÇELİKLİ

NECMETTİN SEZER

487

29 km

6 km

8541460-8542018

ÇERÇİLER

CEMAL KAYA

360

42 km

7 km

8338997-8331933

DALBAHÇE

İSA TAFLAN

630

42 km

7 km

8477400

DAMLATAŞ

SEBAHATTİN YURT

709

0 km

10 km

8510110

DEMİRARSLAN

ALAETTİN KARACA

624

42 km

7 km

0 (362) 837 02 45

DEMİRCİLİ

TANER AKBAŞ

501

38 km

3 km

8336240

DEMİRLİ

MUSTAFA ARICI

443

55 km

20 km

8484083

DENİZLER

RAHMİ GEBEŞOĞLU

566

55 km

20 km

0 (362) 891 22 81-891 23 52

DEYİNCEK

HÜSEYİN ÇAKIR

387

56 km

21 km

8390152

DURAKBAŞI

MECİT CANBOLAT

431

45 km

10 km

8336176

DURUSU

AZİZ SEZGİN

1014

52 km

17 km

0 (362) 834 44 16

EĞRİDERE

SEYFETTİN SANCAR

392

60 km

27 km

8550004

EĞRİKUM

CİHAN KARAOĞUZ

338

45 km

10 km

8321961-8334715

EPÇELİ

AHMET ÇEVİKER

526

0 km

16 km

8530109

ESENÇAY

KENAN SERDAR

428

0 km

20 km

8429514

GÖKCEÇAKMAK

CEVAT KOÇAK

1317

65 km

35 km

8390192

GÖKÇELİ

İLHAMİ ÖNAL

411

45 km

10 km

8385366

GÜLDERE

MEHMET KARACA

300

56 km

21 km

2690021

GÜLÖREN

TEVFİK SEZER

1029

75 km

40 km

0 (362) 856 01 30

GÜLYAZI

OSMAN AYDIN

176

49 km

14 km

8332794

GÜNEŞLİ

MUSTAFA GÖKÇE

484

39 km

4 km

8332979-8339320

HACILIÇAY

MİTHAT SEGİN

363

39 km

4 km

8321525-8321423

ATAKÖY

SEYFETTİN YILDIZBAŞ

664

41 km

5 km

0 (362) 868 84 10

KÖROĞLU

 

600

63 km

27 km

 

HELVACALI

MUSTAFA EVECEN

501

39 km

3 km

0 (362) 833 61 43

IRMAKSIRTI

SEYİT AHMET SEZGİN

954

24 km

12 km

8541683-8541578

KARAAĞAÇ

YAKUP UYANIKOĞLU

411

42 km

6 km

8331295-8337170

KARABAHÇE

İSA MÖNÜN

697

0 km

20 km

8530259

KARACALI

NECDET KÖKSAL

326

42 km

6 km

8460286

KARAKAYA

 

1506

63 km

27 km

 

KARAKULAK

KEMAL ÖZDEMİR

169

0 km

16 km

8542658

KARAMUSTAFALI

İSMAİL GÜNGÖR

1142

50 km

14 km

8610255

KAYDAN

AHMET ÇAKIR

312

42 km

6 km

8460007

KESTANEPINAR-ÇARŞAMBA

MEVLÜT UZAL

430

61 km

25 km

0 (362) 833 18 56

KIZILOT

NİHAT UÇAN

759

45 km

9 km

0 (362) 834 36 70

KİRAZBUCAĞI

NURETTİN SOYDAL

361

36 km

2 km

8336158

KOCAKAVAK

NUMAN UYSAL

601

48 km

12 km

0 (362) 833 26 17-858 20 85

KOLDERE

HÜSEYİN HACIOĞLU

377

56 km

20 km

8390077

KONUKLUK

MEHMET YILDIRIM

877

61 km

25 km

8691078

KÖKLÜK

MUSTAFA KÖKLÜK

349

46 km

11 km

0 (362) 859 00 33

KUMARLI

KERİM KORKMAZ

315

39 km

3 km

8460109

KUMKÖY

EKREM ÖZBEK

673

56 km

16 km

0 (362) 838 51 70

KUMTEPE

METİN ÖZTÜRK

867

0 km

25 km

8340990-8332641

KURTAHMETLİ

MUAMMER AYDEMİR

484

46 km

13 km

8344383

KUŞÇULU

CEMİL BAYRAM

236

41 km

5 km

8344241

KUŞHANE

MUSTAFA YEŞİL

556

31 km

5 km

8541436

KÜRTÜN

NECMETTİN AKOĞLU

910

45 km

9 km

0 (362) 833 34 15

MAHMUTLU

MUSA YILDIZ

284

0 km

5 km

8320568

MELİK

EMRULLAH YURDAKUL

160

0 km

5 km

8542050

MUSÇALI

MUHARREM BERBER

667

46 km

10 km

0 (362) 836 22 16

NAMAZLI

SEZAİ TÜYSÜZOĞLU

330

42 km

6 km

8477003

ORDUBAŞI

İSMAİL KILIÇ

612

59 km

23 km

 

ORDUKÖY

ALİ TOST

578

51 km

15 km

8362044

OTLUK

MEHMET ÖZDEMİR

186

25 km

13 km

8541727

OVACIK

HAKKI AKYÜZ

611

0 km

15 km

8520320

OYMALI

ÜNAL SARIOĞLU

522

0 km

5 km

0 (362) 833 33 72-832 05 26

ÖMERLİ

İSMET KARGI

538

0 km

10 km

 

PAŞAYAZI

ALATTİN BALCANCI

316

0 km

15 km

0 (362) 833 73 18-833 42 95

PORSUK

FAHRİ BAYLAN

939

0 km

18 km

0 (362) 838 54 61

SAFALI

ALİ KAHRAMANOĞLU

450

41 km

5 km

0 (362) 833 46 55

SAHİLKÖY

ENVER BEDİZ

1072

64 km

28 km

8484118

SARAÇLI

ALAETTİN ZORLU

383

48 km

12 km

8688323

SELİMİYE

CEMİL ŞİMŞEK

530

0 km

27 km

8550104

SIĞIRTMAÇ

ADEM MARAŞLI

269

42 km

6 km

8410162

SOĞUCAK

MUSTAFA SAĞLAM

537

54 km

18 km

8341102

SUĞLUCA

İHSAN GÜNDÜZOĞLU

167

45 km

9 km

8477106

ŞENYURT

HASAN FATSAL

630

45 km

9 km

8688423

ŞEYHGÜVEN

KAMURAN KILIÇ

668

47 km

11 km

8688044-2309971

ŞEYHHABİL

YAŞAR KOÇ

353

44 km

8 km

8343476

TAŞDEMİR

SİNAN DİSLİOĞLU

818

0 km

15 km

8541899

TATARLI

AHMET SANDIKÇI

318

44 km

8 km

 

TİLKİLİ

HASAN ÖZTÜRK

140

0 km

14 km

8541074

TURGUTLU

KAZIM BİROL

522

0 km

8 km

8541377

ULUKÖY

SEYFETTİN KILIÇ

255

48 km

12 km

8582314

ULUPINAR

YAŞAR KILINÇ

582

63 km

27 km

8550230

USTACALI

VEYSEL ODUNCU

531

50 km

14 km

8582314

UZUNLU

SEBAHATTİN AYDINOĞLU

352

44 km

8 km

8335264

VAKIFKÖPRÜ

MEHMET KÖKÇÜ

345

47 km

11 km

8335918

YAMANLI

SELAHATTİN YEŞİLOĞLU

553

40 km

4 km

8321325

YAYCILAR

MEHMET ERYİĞİT

790

42 km

6 km

8410222-8335039

YENİKARACALI

HARUN YILMAZ

562

0 km

15 km

8530023

YENİKIŞLA

BEKİR KÖSE

262

48 km

12 km

8385244

YENİKÖSELİ

ALİ KIRÇİÇEK

652

40 km

6 km

 

YEŞİLOVA

MUSTAFA SANDAL

275

0 km

15 km

8530199

YUKARIDİKENCİK

CAHİT ATASEYYAR

412

44 km

8 km

8510227

YUKARIDONURLU

KENAN BAYLAN

985

42 km

6 km

8334676

YUKARIESENLİ

ADEM ÖZAYRANCI

448

46 km

10 km

0 (362) 857 52 43

YUKARIKARABAHÇE

DURSUN YILMAZ

175

0 km

13 km

8530053

YUKARIKAVACIK

ATANUR DEMİREL

754

41 km

5 km

8460196

ZÜMRÜT

MEHMET UZUNOĞLU

146

50 km

14 km

8582530

KEMER

MUSTAFA AYDOĞDU

389

39 km

3 km

8385735

ESENTEPE

İSMAİL HAKKI KÖSE

0

0 km

0 km

8429393


Tarih: 19:46, 3/5/2006 Kategori: Carsamba
Yorum (2) | Yorum yaz | Bağlantı

Çarşamba İlçemizi Tanıyalım


TARİHİ

Çarşamba’nın  ne zaman kurulmuş olduğuna dair kesin bilgiler yoktur. Ancak Yeşilırmak Ovası merkezinde kurulu olan ilçenin M.Ö.4000’lerden bu güne bir yerleşme merkezi olduğuna dair görüşler vardır.

 

Çarşamba M.Ö. 4000’lerden itibaren Hitit, Firig ve Pers egemenlikleri altında yaşamıştır. M.S. 63’te Roma imparatorluğuna bağlanmış daha sonra da Bizans topraklarına katılmıştır. Bu durum 1200 yıllarına kadar sürmüştür.

 

Beylikler döneminde Canik Beylerinden Tacettinoğullarının idaresindeydi. 1428’de Osmanlı topraklarına katılan Çarşamba; Yörgüç paşa, Hacı Ali paşa ve Hazinedar oğulları  tarafından idare edilmiştir.

 

Çarşamba ilçesi Yeşilırmak‘ın doğu yakasında Çay mahallesi, batı yakasında sarıcalı mahallesi olmak üzere bu alanın çevresinde gelişmeye başlamıştır. Çarşambanın bütün ovada merkez rolünü üstlenmesinde, ilki 1370 yılında kurulmuş olan panayırın etkisi büyüktür. Bu panayır Çarşamba günleri Kurulduğundan ilçenin adı da buradan gelmiştir. Osmanlı İmparatorluğu zamanında da idari teşkilatta önemli bir ilçe olarak yerini almış olan Çarşamba’da Cumhuriyetten sonra 1925'te belediye teşkilatı kurulmuştur.

 

 

 

COĞRAFİ KONUMU

İlçe Samsun-Ordu karayolu üzerinde ve Yeşilırmak’ın iki yakasında Çarşamba ovası üzerinde kurulmuştur. Doğusunda Terme batısında Tekkeköy, kuzeyinde Karadeniz kıyıları, güneyde ise Ayvacık ve Salıpazarı ilçeleri ile sınırlanmıştır.

 

Bafra gibi Çarşamba da Yeşilırmak'ın biriktirdiği birikinti ovasıdır. Yeşil ırmak ovayı ikiye bölmektedir. Canik dağlarının uzantısı olan dağlar ilçenin güneyinde kalmaktadır. Ormanlarla kaplı olan alanlardan denize kadar uzanan sadece Çaltı Burnundaki ormanlık alandır. Türkiye'nin  büyük akarsularından  olan 416 km. uzunluğundaki Yeşilırmak ilçenin en büyük akarsuyudur. Sivas’taki köse dağlarından (2801 m) doğar. Canik dağlarını aşarak Çarşamba ovasına ulaşır. Civa Burnundan Karadeniz’e dökülür.

 

Yeşilırmak'ın denize yakın kısımlarından delkta gölleri oluşmuştur. Sahilde yer alan bu göller; Dumanlı göl, Akarcık gölü, Akmaz gölü, Koca göldür. Diğer göller ise ırmak yatağının değişmesi sonucu oluşmuş göllerdir. Bunlar; Sazlık Gölü, Çilme Gölü, Körırmak gölüdür. Göllerin çevresi sazlık ve bataklıkla çevrilidir.

 

 

İKLİMİ

İlçede Karadeniz iklimi hüküm sürmektedir. Her mevsim yağışlıdır, yazları az sıcak kışları ise  ılık geçer. Az kar yağar, en çok yağmur yağdığı dönem Ekim ayından Aralık ayı sonuna kadar olan dönemdir. En sıcak aylar Temmuz, Ağustos; en soğuk aylar ise Ocak, Şubattır.

 

 

SOSYO- EKONOMİK YAPISI

Çarşamba ilçemiz Yeşilırmak'ın oluşturduğu verimli delta ovası üzerinde kurulmuştur. Halkının büyük bir kesimi tarımla uğraşmaktadır.

 

Yeşilırmak’ın suladığı ova tarıma son derece elverişli topraklarla kaplıdır. İlçede tarım Türkiye’ye üretim yapacak kadar gelişmiştir. Yetiştirilen ürünler;buğday, arpa, çeltik, fasulye, soya fasulyesi, nohut, şeker pancarı, ayçiçeği, şeftali, fındık ve elma başta olmak üzere çok çeşitlidir.

 

Samsun mısır üretiminde Türkiye’deki % 39’unu sağlarken mısırın çoğunu Çarşamba ilçesinden elde eder.

 

İlçede 450  dekarlık alana tütün  dikilmekte ve yılda ortalama 42.346 kg. tütün yetiştirilmektedir. Ayrıca; şeker fabrikasının üretime başlamasıyla şeker pancarı da yetiştirilmeye başlanmıştır.

 

Şeker fabrikasının açılması özellikle köylerde büyük ve küçük  baş hayvancılığın gelişmesine yol açmıştır.

 

Ekime ve dikime elverişli alanların geniş olması; çiftçilerin verimli alanlarda sebzecilik yapmalarına olanak sağlamıştır. İlçede özellikle; domates, biber, patlıcan, salatalık, taze fasulye vb. sebzeler yetiştirilerek, toptancı sebze halinde ihtiyaç duyulan illere sevk edilmek üzere pazarlanmaktadır.

 

Kavakçılık ve kavak fidanı  yetiştiriciliği  de ilçede  son zamanlarda gelişen bir ekonomik faaliyettir.

 

Çarşamba’da sanayi alanında da gelişmeler kaydedilmektedir. Özellikle yörede üretilen fındığı işleyerek; Almanya, A.B.D., Suudi Arabistan, Hollanda, Belçika, İsviçre, Birleşik Arap Emirlikleri, İtalya gibi ülkelere ihraç eden özel sektöre ait üç fındık kırma fabrikası vardır. Yine deniz ürünleri işleyerek Fransa'ya ihraç eden özel sektöre ait iki küçük fabrika mevcuttur. Orman ürünlerinin  değerlendirildiği küçük işletmeler de vardır. İlçede faaliyette bulunan küçük sanayi sitesinde ise ulaştırma ve tarım araçlarının bakım, onarım ve yedek parça gibi ihtiyaçları karşılamaktadır.

 

 

ULAŞIM

Çarşamba  Samsun-Ordu Devlet karayolu üzerinde olup, Samsuna uzaklığı 37 km.dir. Hiç ulaşım sorunu olmayan Çarşamba ilçesine  Samsun İl merkezinden demiryolu bağlantısı da 1926 yılından beri devam etmektedir.

  

Tarihi ve Kültürel Değerleri

İlçede ilk tunç  çağı yerleşmeleri olan: Tepecik, Kilise tepe, Tünbütepe Höyükleri vardır.

 

Çarşamba ilçe merkezi doğuyaka mezarlığı içinde yer alan Göğceli Camii Anadolu ahşap mimarisinin en güzel örneklerinden birini oluşturmaktadır. 1206 yıllarında yapıldığı tahmin edilen camiye 1335 yılında revak kısımı ilave edilmiştir. Cami tamamen ahşap olup, tek katlıdır. Dış kısmı  çok kalın ve yaklaşık 25 m. Uzunluğundaki kalasların birbirine geçirilmesi ile yapılmıştır. Caminin etrafındaki mezarlık garipler mezarlığı olarak bilinmektedir. Cami tescil edilmiş tarihi eserler kapsamındadır.

 

Çarşamba’da Osmanlılar döneminden kalma camiler de vardır. Bunlar; Rıdvan Bey cami (1781), Abdullah Paşa cami (1847), Değirmen başı cami (1916), Yeni Keten cami (19 yy. sonları), Kanarya cami’dir. Ayrıca yaylacılar Köyünde de 1619 tarihinde yapıldığı tahmin edilen yine ahşaptan Şeyh Habil Cami yer alır.

 

Çarşamba ilçe merkezinde 1826 yılında yapılmış bir de bedesten bulunur. Orijinal mimari özellikler taşıyan bedesten günümüzde de önemli ticaret merkezlerin içinde barındırarak halen kullanılmaktadır.

 

İlçede kaynağı pek açıklık kazanamayan fakat insanların günden güne kutsallaştırdığı çok sayıda Tekke ve ziyaret yerleri vardır. Bunlar; Şeyh habil köyünde Şeyh habil Tekkesi, Sığırtmaç köyünde Tepe Tekkesi, Salıpazarı istikametinde Yelevi Tekkesi,Beynice ve karaağaç köylerinde Yeşil tekkeler, Ahu baba köyünde Sama yıl Tekkesi, Sefalı köyünde Sarılık tekkesi dir. Ayrıca Çarşamba’nın Güneybatı istikametinde meşhur bir su değirmeni ve bu  değirmenin su olukları üzerinde tescil edilmiş tarihi bir çınar ağacı vardır.Bu çınarın altında Arap Dede’nin mezarı bulunduğuna inanılmaktadır.

 

1931 yılında yapılmış, Çarşamba köprüsü de, Cumhuriyet döneminin ilçeye en önemli armağanı olarak hala hizmet vermektedir.

 

Gezi ve mesire Yerleri

Çarşamba ilçesi geniş ovalık alanları, Yeşilırmak ve çevresindeki doğal güzellikleriyle gezip görülmeye değer yörelerimizdendir.

 

İlçe Terme ilçesi sınırlarından başlayıp, Tekkeköy ilçesi sınırlarına kadar uzanan sahilde; Civa burnu istikametinde ilçe merkezine 10-20 km. uzaklıktaki, ince kumlu plajları ve doğal gölleriyle dikkat çeker.

 

Çevreleri sazlık olan Çarşamba gölleri su ürünleri açısından zenginlikleri ile meşhurdur.

 

 

Belirli Günler

Çarşamba’ya adını veren,ilki 1370 yılında kurulmuş , “Çarşamba Çanağı”, “Çarşamba Pazarı” gibi deyimleri doğmasına neden olmuş ünlü panayırı artık kurulmasa da; ilçede bu tür etkinlikler gerçekleşmektedir.

 

Her yıl ol masada; sahil köylerindeki çiftçilerin üretmiş oldukları şeftalileri tanıtmak amacıyla, ilce merkezinde Ağustos ayında Şeftali Festivali düzenlenmektedir.

 

Her yıl belirli aralıklarla “Yılkı at Yarışları" yapılmaktaysa da bu yarışmalar süreklilik arz etmemektedir. Yılkı atları çevre köylerde ve ovada başı boş olarak yetiştirilen çeşitli ırklardan atlardır.

 

Bazı yıllar özellikle yaz aylarında adalar semtindeki geniş alanda yağlı pehlivan güreşleri de düzenlenir.

 

Bu tür organize edilmemiş, süreklilik göstermeyen etkinliklerden başka;ilçede geleneksel hale gelmiş önemli bir şenlik vardır. Bu şenlik, Çarşamba belediye Başkanlığı tarafından Temmuz veya Ağustos ayında tarihleri arasında düzenlenen  “Yeşilırmak Kültür ve Sanat Spor, Tarım Festivali”dir. Festivalin amacı; ilçe halkının kültürel ve sanatsal açıdan gelişimin sağlamak ve Çarşamba adını tüm Türkiye’ye duyurmaktır. Festival çerçevesinde; konserler, sergiler, halk oyunları, güreş, rahvan at yarışları, sünnet töreni, şeftali, karpuz, buzağı yarışmaları vb. gibi etkinlikler yapılmaktadır.

 

 

Folklorik Değerler

Lozan Barışı’ndan sonra Samsun’a ve dolayısıyla Çarşambaya Selanik. İskeçe, Kavala, Kafkasya, Doğu Karadeniz, Gürcistan ve diğer ülkelerden gelenler yerleşmiştir. Bu göçlerle gelen değişik kültürler Çarşamba’da zengin bir folklor birikimini oluşturmuştur.

 

Yöre oyunları çok çeşitlidir. Kemençe eşliğinde oynana horonlar davul zurna ile rumeli oyunları ve halaylar, bağlama ile oynanan kol havaları, akordeon ile oynanan Kafkas oyunları bu çeşitliliğin örnekleridir.

 

Yerli halk Çiftetelli ve karşılamalar oynarken, diğerleri  Kasap,Telgrafın telleri, Sarıkız, Sarhoş Barı, Sağır perde oduncular; kaba ceviz, Çarşamba Çiftetellisi ve Çarşamba sallaması gibi oyunlar oynanmaktadır. Çeşitlilik halk müziği çalgılarına da yansımıştır. Bunlar; Tezeneli sazlar, Divan Sazları, Bağlama, Cura, Çöğür, Kemençe, Zurna, Kaval, Tulum zurna, Davul, Tef, Kaşık, zil, tömbelek, akardion dur.

 

Çarşambada saz yapımı da yaygındır.

 

Yörede garip, Yaylalı semah ve kerem havaları çoğunluktadır.

 

Çarşamba türküleriyle de ünlüdür. “Çarşamba Dedikleri”,  “Çarşambayı Sel aldı”  bunlardan en ünlüleridir.

 

Folklorik çeşitlilik giysilere de yansımıştır. Erkekler “içlik” denilen gömlek, Abapotur veya “İngiliz Külotu Pantolonu”,  “Aba Ceket” kullanılır. Ayaklara örme yün desenli veya düz çorap, sivri çarık sonraları ise lastik veya yandan bağcıklı sivri burunlu yüksek topuklu kundura veya Aceska Kullanılır. Bele yün kuşak sarılır. Kırsal kesimlerde kalabalık denilen yün başlıklar, Kalpaklar veya 8-12 köşeli kasket, sırta Yelek kullanılır. Kadınlarda ise şile bezinden iç gömlek, kadifeden sim işlemeli üç etek giyilir, Üç etek üzerine Peştamal (bez önlük) veya Şal,bele yünden örme kolon veya Gümüş Kemer takılır. Başa puy işlemeli Yaşmak bağlanır. Ayaklara düz veya işlemeli çorap giyilir. Takı beşibirlik kullanılır.

  

Yemekler

Keşkek, Mısır Pastası, Mısır Çorbası, Karalahana Çorbası ve Sarması Kaz tiridi gibi mahalli yemekler yapılmaktadır.

  

KONAKLAMA VE YEME – İÇME

Çarşamba kavak dibi  mevkiinde bulunan Arslan Oteli, 42 Kişilik yatak kapasitesiyle nitelikli bir konaklama tesisidir. İlçedeki şeker Fabrikasının misafirhanesi de işçilerin ve gelen resmi konukların konaklamaların olanak sağlar. Toplam 160 kişi yatak kapasitesine sahiptir. Çarşamba Öğretmen evinden de konaklama tesisi  olarak yararlanılabilir. Nitelikli yeme içme yerleri olarak; Şehir lokantası, Ocakbaşı, Subaşı, Evin Ocakbaşı her türlü ızgarası, Subaşı ise her türlü pidesi ile ünlüdür. Birde Turizm Belgeli Grand Saray Restaurant vardır.


Tarih: 10:10, 29/4/2006 Kategori: Carsamba
Yorum (5) | Yorum yaz | Bağlantı

<- | Sonraki Sayfa ->