12/12/2006 · Kategori: Yakakent

Yakakent (Gümenüz)'ten İnsan Manzaraları


 

 

 

 

Fotoğraflar İçin

www.yakakent.net 'e

Teşekkür Ederiz. 

 

Anne memleketi olunca insan dayanamıyor.

 

Bu günkü Yakakent 1800 yılında Gerze’den gelen 3-4 aile tarafından kurulmuştur. 1893-1895 yıllarında Rus işgalinden kaçan Doğu Karadenizliler, 1922 yılında Selanik’ten gelen göçmenlerle Yakakent Daha da büyümüştür. 1896 yılında Muhtarlık, 1 Mart 1963 yılında da Belediye teşkilatı kurulmuş, aynı yıl Resmi adı Yakakent olarak değiştirilmiş ve 1990 yılında da ilçe olmuştur.

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

12/12/2006 · Kategori: Yakakent

Uydudan Yakakent


Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

24/4/2006 · Kategori: Yakakent

Yakakent İlçemizi Tanıyalım


TARİHİ

Yakakent’in kuruluşu M.Ö. 2.yy. rastlar.

 

Bizanslıların yaşadığı dönemde adı “Kominos” olan şehri; Yavuz Sultan Selim'in Çaldıran Seferini yapmak üzere Trabzon'a geçerken; halkı Osmanlı İmparatorluğunu tanımadığı için, yerle bir ettiği söylenir.

 

"Kominos" kelimesi Başsız piskopos anlamına gelir.

 

Kentte daha sonra gelenler adını “Gümenez” şeklinde değiştirmişlerdir. Bu günkü Yakakent 1800 yılında Gerze’den gelen üç, dört aile tarafından kurulmuştur. 1893-1895 yıllarında Rus işgalinden kaçan Doğu Karadenizliler ve 1922 yılında Selanik’ ten gelen göçmenlerle Yakakent büyümüştür.

 

1896 yılında muhtarlık, 1 Mart 1963 yılında belediye teşkilatı kurulmuştur. Aynı yıl Gümenez olan ismi, kıyı şehri anlamına gelen Yakakent olarak değiştirilmiştir. 9.5.1991 tarihinde Yakakent ilçe olmuştur.

 

 

COĞRAFİ KONUMU

Yakakent Karadeniz kıyısında Sinop il sınırı arasındaki geçit noktasındadır. Samsun iline bağlı ilçenin Samsun 'a uzaklığı 84 km.dir. Doğusunda Alaçam, Batısında Gerze, Güneyinde Canik Dağları, Kuzeyinde Karadeniz yer almaktadır.

 

 

 

İKLİMİ

İlçede yaz ayları genelde yağmur yağmaz, Kış ise ılık ve bol yağışlı geçer.

 

 

SOSYO EKONOMİK YAPISI

İlçe ekonomisi tarımsal karaktere sahip olmakla beraber; balıkçılık ekonominin can damarıdır. Karadeniz’de avlanan her türlü balığı ve dünyaca ünlü mersin balığını burada bulmak mümkündür. Sayıları yetmişe yakın irili ufaklı balıkçı tekneleriyle balık avlanmaktadır.

 

Deniz ürünlerini değerlendiren özel sektöre ait iki fabrika bulunmaktadır. Bunlardan biri Sür-San Balık Unu ve Yağı Fabrikasıdır. Diğeri ise İpek Gıda Fabrikasıdır. Burada Vatoz, Köpek balığı ve Kum midyesi gibi bazı deniz ürünleri işlenip, şoklanarak Fransa’ ya ihraç edilmektedir.

 

İlçenin karakteristik tarım ürünü tütündür. Köylerde buğday, mısır ve çeltik de yetiştirilir.

 

Sarıgöl, Köseli ve Büyükkırık köylerinde halıcılık yapılmaktadır. Karaaba Çöküyen de ise halıcılık halkın en önemli gelir kaynağını oluşturur. Bölgede halıcılığın daha fazla yaygınlaşması için halk eğitim merkezi müdürlüğü halıcılık kurslarını devam ettirmektedir. Hazırlanan halıcılık projesi ile kırk aileye halı tezgahı temin edilmiştir. Dokunan halılar üç metre kare ve altı metre kare Hereke tipi olup, il içinden ve il dışından alıcı bulmaktadır.

 

 

ULAŞIM

İlçe Samsun-Sinop karayolu üzerinde olduğundan, Samsun ve Sinop’a her gün ulaşım yapılmaktadır. Yakakent’ e Alaçam 6 km., Bafra 33 km. ve  Samsun 84 km. uzaklıktadır.

 

 

Tarihi ve kültürel Değerler

Yakakent’ in güneyinde dağlık ve ormanlık alanda tarihi bir kale olduğundan çeşitli kaynaklarda ve halk dilinde söz edilmesine rağmen konuyla ilgili herhangi bir araştırma yapılmamıştır. Bu nedenle kaleyle ilgili hiç bir şey bilinmemektedir. İlçede eski yerleşme izine Pilavtepe Tümülüsünde rastlanmaktadır.

 

 

Gezi ve Mesire Yerleri

İlçeye 7 km. uzaklıkta Samsun-Sinop karayolu üzerinde bulunan Çamgölü mevkii denizin ormanla iç içe olduğu bir doğa harikasıdır. Doğal çam ormanlarının denizle kucaklaştığı bu eşsiz sahil, yeşilin en güzel uyumunu yaratmıştır.

 

Bu yöre orman işletme müdürlüğü tarafından piknik yeri olarak düzenlenmiştir.

 

Kozköy mahallesi mevkiinde sahil şeridi ise kumsal ve doğal plajı ile ilçeye ayrı bir güzellik katmaktadır.

 

Kayalıköyü mevkiindeki kunduz (Balık) gölü özellikle ilkbahar ve yaz aylarında kamp yeri olarak kullanılmaktadır.

 

 

Belirli Günler

Her yıl belediye tarafından düzenlenen “Yakakent-Kushimato Kardeşliği Deniz oyunları Şenliği” Temmuz ayının ikinci veya üçüncü haftaları arasında uygun bir tarih seçilerek yapılır. İki gün süren şenliklerde müzik, spor yarışmaları, deniz oyunları ve kermes düzenlenir. Yakakent-Kushimato kardeşliği adına hazırlanan Türk-Japon köşesi ve su ürünlerini içeren köşeler oluşturulur. Çeşitli ülkelerden gelen folklor ekipleri gösterileri de yer alır.

 

Yakakent-Kushimato Kardeşliğinin Hikayesi:

1890 yılında Padişah Abdülhamit Japon imparatorunun amcasının bir savaş gemisiyle İstanbul’a yaptığı dostluk ziyaretine karşılık vermek üzere “Ertuğrul Firkateynini” Japonya’ya göndermiştir. Osman Paşa' nın kumandasındaki gemi Yokohama Limanında demirlemiş, kumandan Japon halkı tarafından sevgi gösterileriyle karşılanmıştır. Ertuğrul yurda dönmek için yola çıktıktan sonra Funakora kıyılarında korkunç bir tayfuna tutulmuştur. Azgın dalgalara dayanamayan yelkenli savaş gemisi kayalara çarparak  parçalanmıştı. Olay Kashino adasının Pasifik okyanusu sahillerinde meydana gelmiş, kaza geç saatlerde olduğundan denizcilerini çoğu sulara gömülmüş, 581 şehit verilmiştir. Adanın tepesindeki fenerden kazayı gören fenerci ada halkını yardıma çağırmış, büyük çaba gösteren Japonlar 69 kişiyi kurtarmışlardır.

 

Tarihteki bu acı olay dünyanın iki ucunda bulunan iyi niyet, dostluk ve sevgi hisleriyle yaşayan iki beldeyi birbirine bağlamaktadır.

 

1963 yılında Japonya’ya giden Türk-Japon parlamenterler arası Dostluk Kurumu Başkanı Manisa senatörü Ferit Alp İskender ile Samsun senatörü Dr. Fethi Tevetoğlu Kushimato (Kashino) da bulunan Ertuğrul şehitliğini ziyaret etmişlerdir. Dr. Fethi Tevetoğlu Kushimato’nun balıkçı köyü kashino’yu Yakakent’ e benzetmiştir. Türkiye’ye dönen parlamenterlerimiz aynı yıl iki balıkcı köyünün kardeş köy olması yolunda girişimlerde bulunmuşlardır. 12 Aralık 1963 yılında Japonya ve Türkiye’ninde bu iki balıkçı köyü törenle kardeş köy, ilkokulları arasında da kardeşlik ilan edilmiştir.

 

 

Folklorik Değerler

İlçe düğünleri oldukça eğlenceli geçer. Oyunlar davul ve zurna eşliğinde oynanır. Düğünde davetlilere çeşitli ikramlarda bulunulur. Kına gecesi eğlencesi de yapılır.

 

 

Yemekler

En önemli yemek içli mantıdır. Kıymalı ve cevizli olarak yapılan mantı sarımsaklı yoğurtla yenir. Ördek ve Tavuk etinden tirit de yapılır.

 

KONAKLAMA ve YEME İÇME

İlçede deniz kenarında Belediyeye ait 20 yataklı otel restaurantı; hemen yanında yine belediyeyi ait 12 aileyi  barındıracak motel bulunmaktadır.

 

İlçede 15 kişilik yatak kapasiteli Öğretmen evi de vardır.

 

İlçe merkezine 5 km. uzaklıktaki şahsa ait Sürmeli sitelerinde, 12 aile pansiyonu mevcuttur. Bu tesis çam ormanlarının yanında doğal plaja sahiptir.

 

Çamgölü mevkiinde Orman işletme Müdürlüğüne ait Motel de geniş bir kitleye hizmet verebilecek kapasitededir.

 

İlçe merkezinde Liman çevresinde bulunan birçok balık lokantası yılın her mevsiminde hizmet sunmaktadır. Çam gölü mevkiindeki orman işletme Müdürlüğüne ait tesislerde bir bir lokanta bulunmaktadır.

 

Gönderen: www.blogcu.com/oku

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

20/4/2006 · Kategori: Yakakent

Yakakent’te Turizm Öne Çıkacak


Su sıkıntısını gidermeleri ile yazın Yakakent’in nüfusunda önemli bir artış olduğunu gözlemlediklerini söyleyen AK Partili Belediye Başkanı Dr. Radi Şen, “Amacımız Yakakent’in turizm potansiyelini öne çıkararak, insanımızın misafirperverliğiyle birlikte Yakakent’in güzelliğini herkese sunmak” dedi.

 

Yakakent’in AK Partili Belediye Başkanı Dr. Radi Şen, ilçede alınan tedbirle su sıkıntısının geçen yıl yaşanmadığını ve bunun nüfusun üzerinde olumlu etkisinin olduğunu açıkladı. Amaçlarının Yakakent’in güzelliklerini turizmin hizmetine sunmak olduğunu belirten Başkan Şen, sorunları çözerken merkezi yönetimden daha fazla yardım görmek istiyor. Su dışında, imar ve kanalizasyon sisteminde önemli sıkıntıları bulunduğunu belirten Başkan Şen, vatandaşların gerektiği zaman kendilerini uyarmalarını bekliyor. Yakakent Belediye Başkanı Dr Radi Şen, Bizim Mahalli İdareler Gazetesi’ne konuştu.

 

GÜZELLİKLER HİZMETE SUNULACAK

İlçemizin nüfusu 4 bin 700’dür. 5 Aralık 2004 tarihinde Küplüağzı Köyü’ne bağlı mücavir alan Paşakent, Liman ve Zifafsuyu ve Çamgölü’ne kadar olan bölgenin belediyeye bağlanmasıyla ilgili referandum yapıldı. 600 kadar nüfus o bölgeden belediyemize katılma hususunda lehte oy kullandı. O bölge bağlanır, yani mahalle oluşturulursa, nüfusumuz 5 bin 300 civarında olacak. Yakakent nüfusu çok değişkenlik gösteriyor. Sanayi ve sürekli gelir kaynakları sınırlı olduğu için özellikle geniş nüfus devamlı göç veriyor. Bunun yanında özellikle yaz mevsiminde, okulların kapanmasından tekrar açılmasına kadar geçen sürede nüfusumuz 10-15 bin arasında değişiyor. Hafta sonları bu nüfus daha da artıyor. Merkezdeki kış nüfusumuz 2 bin 500 civarında. Ama yazın bahsettiğim durum gerçekleşiyor. Yaz mevsiminde tüm çalışmalar 4 bin 700 nüfusa göre planlandığı için 1998’den itibaren, özellikle içme suyu konusunda sıkıntı yaşıyoruz. Bu durumda yazlıkçıların, özellikle günübirlik olanların, buraya gelmesini olumsuz yönde etkiliyor. Geçen yıl yaptığımız iki aylık bir çalışmayla yaz boyunca su sıkıntısı çekmedik. Bunu da gelen insan sayısındaki artışta gözlemledik. Amacımız Yakakent’in turizmini öne çıkararak, Yakakent ve Karadeniz insanının misafirperverliğiyle birlikte Yakakent’in güzelliğini herkese sunmak.

 

KAÇAK SU TÜKETİMİNE ÖNLEM ALDIK

Bizim iki tane lezyon kuyumuz var. Bu kuyulardan iyileştirme çalışması yaptık. Bunun yanında Küplüağzı Çayı’nın kenarındaki kuyularda ve dere içerisinde ıslah çalışmaları yaptık. Ve Yakakent içerisinde de çok fazla su kaynağı vardı. Tespit edilen 200 kadar noktadaki boru patlaklarını onardık. Aslında kuyulardan çıkan suyun daha şebekeye ulaşamadan yüzde 40ı bitiyordu. Konutlardaki kaçak su tüketimini önlemek için çalışmalar yaparak bir nebze olsun içme suyu sıkıntımızı giderdik. DSİ’yle beraber yaptığımız bir çalışma var. 2 bin 700 metrelik boru aldık. 12-13 litre civarında su tespiti yaptık. Bu suyu da yine şehir şebeke suyumuza ilave edeceğiz. Bu ilave de gerçekleşirse, içme suyu konusunda hiçbir problemimiz kalmayacak.

 

MERKEZİ YÖNETİM YARDIM ETMELİ

45 personelimiz vardı. Göreve geldikten sonra personel alımı veya çıkarma uygulamalarından hiçbirine girmedim. Sadece bir personelimizi emekli ettik. Bizim personelimize maaş ve prim alacaklarından oluşan 300 milyar lira gibi bir borcumuz var. Son yedi yıl içinde hiçbir işçimiz tam maaş alamamış. Ortalama aylık İller Bankası gelirimiz 25 milyar lira civarındayken, işçilere toplam ödememiz gereken para 30 milyar lira civarında. Bu pay personel aylık net maaş ödemesini karşılayacak seviyede değil. 2003 yılının Ağustos ve Ekim aylarında iki tane emekli olmuş personelimiz vardı, bunların emekli ikramiyelerini bile ödenmemişti, biz ödedik. Kendi emekli ettiğimiz personelimizin de parasını ödedik. Bu arada personele geçmiş borçlarımıza mahsuben 40-50 milyar lira bir ödemede bulunduk. Piyasaya borçlarımızın tamamını ödedik. Emekli Sandığı, SSK, TEDAŞ’a başta olmak üzere, 2,5 trilyon civarındaki toplam borcumuzun personel maaşlarını da düzenli olarak ödeyerek, ilk on ay içinde 220-230 milyar civarında borç ödedik. Personelimiz, kendilerine çıkarttığımız bankamatik kartlarıyla, ay başında, memurların maaş gününde paralarını alıyorlar. İller Bankası’ndan gelen payımızla kalan borçlarımızı ödememiz mümkün değil. Hatta personele olan 200 milyar lira civarında olan borçlarımızın ödenmesi de çok zor. Belediyemizin çok fazla gayrimenkulü yok. Bulunduğumuz binalar, moteller ve iki tane dükkan var. Bunarın hepside ipotekli zaten. İmar uygulamalarından gelebilecek meblağlarla belki Emekli Sandığı ve personele olan borçlar ödenebilir, ancak SSK ve TEDAŞ’a olan borçlar konusunda merkezi yönetimin mutlaka yardım etmesi gerekiyor. Yine 1998-1999 ve 2000 yıllarında belediyemizde geçici işçi olarak çalıştırılmış ve işten çıkarılmış olanların mahkemeye başvurmaları sonucu oluşmuş tazminatlarının da ödenmesi gerekiyor. Bir personelimize ödedik, diğer dört personele şu anda da 27 milyar liralık tazminatını ödüyoruz. Bunun yanında iki personelinde mahkemesi devam ediyor. Toplam, bu şekilde de 45 milyar lira civarında bir tazminat ödedik.

 

İMAR SORUNU UYKUMU KAÇIRIYOR

Belediye başkanı olarak benim uykularımı ne Yakakent’in yol, su , çöp, kanalizasyon, pazar yeri gibi problemlerinin halledilmemiş olması ne de borçlar kaçırıyor. Bunlar bir şekilde halledilebilir. Ama imarla ilgili sorunlarımız açıkçası uykularımı kaçırıyor. Çünkü Yakakent belediye olduktan sonra sık sık imar ya da revizyon imar uygulamaları kapsamında değişiklik yapılmış. Ama uygulamaların planlanmasında ve işletmesinde belediye tarafından müdahale gerçekleşmemiş. Şu anda yapılaşmanın devam ettiği birçok yerimizde binalar kaçak üç ana mahalleden oluşuyor belediyemiz merkeze bağlı Çığlık ve Recepköy dediğimiz yerleşim yerlerimizde imar uygulaması hiç yok. Kosköy Mahallesi’nde imar çalışması yapılmış ama bir tane ruhsatlı binamız yok. Kosköy’ün altındaki yazlıkçıların yüksek fiyatlarla satın alıp bina yaptırdıkları alanda da imar çalışması bitmemiş. 2001 yılında başlayan imar uygulaması şu anda yargıya intikal etmiş durumda. Şehiriçinde de yapılaşmanın olduğu, hatta bittiği bazı alanlar, günübirlik turizm tesis alanı ya da yeşil alan olarak görülüyor. Bu konularla ilgili de hiçbir çalışma yapılmamış. Bizim ana caddemiz olan Cumhuriyet Caddesi’yle deniz arasındaki alanda tüm binalar kıyı kenar çizgisine bakılmaksızın kurulmuş., kıyı kenar çizgi ihlal edilmiş. 1995’te bu durum fark edilmiş. Bu konuda idari mahkemeye başvurulması gerekirken meclisi, 2004 Şubat ayındaki olağan toplantısında bu alandaki yapılaşmanın kıyı kenar çizgisine göre değil de hiza ve istikamete göre yapılması konusunda bir karar alınmış. Bu karar ne Bayındırlık ne de şehrin planına işlettirilmemiş. Alınan karar sadece kendisini bağlıyor. Bu yapılaşmada biz ruhsat veremiyoruz. Kıyı kenar çizgisinin iptali için İdari Mahkeme’ye dosya hazırlıyoruz, yakında da müracaatlarımızı gerçekleştirip bu sorunu çözümleyeceğiz.

 

FOSSEPTİK SİSTEM YETERSİZ

Tüm belediye başkanları imkanları ölçüsünde hizmet etmişler. Yakakent’te kanalizasyonla ilgili hiçbir çalışma yapılmamış. Şu anda Yakakent’teki tüm binaların fosseptik sistemi var. Yakakent, 1981’de ilçe olmadan önce çok katlı ve büyük binalar buraya yapılmadan önce fosseptik sistem küçük binalar için yeterliymiş. Ama beş katlı 10-20 daire arasında değişen büyük binalar yapılmaya başlanınca fosseptik sistem yetersiz kalmış. 20 daireyi karşılayacak büyük fosseptiklerin yapılması çok zor. Şu anda Yakakent’te inşaat yapılacağı zaman bu fosseptiklerden sızan lağım artıklarıyla karşılaşılıyor. Artık toprak emmiyor. Çakıllı alanlar hala biraz emiyor ama eskisi gibi değil. Buda büyük problem. Cumhuriyet ve Pazaryeri Caddelerimize taş döşendi. Bazı ana yollarımız da asfaltlandı. Asfaltlanmayan bölgelerde yol sorunumuz, ciddi boyutlarda. Karayollarının kamulaştırma işlemi, Yakakent’te 1996’da başlamış. Bununla ilgili de çok fazla çalışma yapılmamış; belki düşünüldü ama maddi imkansızlıklar ortada. Çöp yerimiz şu anda şehir merkezinde. Çöp yerinin şehir merkezi dışına taşınması konusunda karar alınmış durumda. Daha önce bu konuyla ilgili çalışma yapılmış ancak tespit edilen yerin jeolojik çalışmaları ve tahsisi konusundaki çalışmalar bitirilmemiş. Bu çalışmalara devam ediyorum. Yine Pazar yeri konusunda Pazar yerimiz cadde üzerinde şu anda Pazar yerinde de iyileştirme yapılmak zorunda. Vatandaşın şehir şebeke suyundan hiç yararlanamıyor. Bununla ilgili de çalışmalarımız olacak.

 

HİBE PROGRAMINA ŞARTLI GİRDİK

Kanalizasyonla ilgili İller Bankası’na bir proje hazırlattırıyoruz. Bize bağlı olan tüm yerleri de içine alacak oldukça büyük bir proje bu. Dış destek yada kredi olmadan, kendi imkanlarımızla kanalizasyon çalışması yapmamız imkansız. Bu konuda AB’nin hibe programları var. Bu programlarda, ilk hazırlanacak taslaklarda yerel idareler ve altyapı çalışmaları yoktu. Bizlerin de uğraşıyla siyasilerimizin ve milletvekillerinin de desteğiyle hibe programlarının içine belediyeler ve altyapı hizmetleri de girdi. AB hibe programlarından yararlanabilmesi için belediyelerin, Emekli Sandığı’na SSK’ya ve Maliye’ye borçlarının olmaması şartı var. Tabii bu şart, elimizi kolumuzu bağlıyor. Bu konuda da çalışmalarımız devam ediyor. Kredi kullanan belediyelerin bu şarta tabi tutulması, belki daha akılcı olabilir. Adı üzerinde hibe! Hibe yardıma muhtaç alana yapılır. Zaten bu belediyelerin parası olsa, borcu olmazdı. Altyapısını tamamlamış olurdu. Bu konuda yetkililerin bu maddeyi tekrar gözden geçireceklerini umuyorum. 2000 yılı içinde gerekli şartları taşıyan projeler olmadığı için 60 bin euro Türkiye’de kullanılamadı.

 

AH BİR BEKOMUZ OLSA!

Var diyebileceğimiz bir aracımız yok. Araç parkımızda hizmet aracı olarak 91 model bir Doğanımız var. İlçe içinde kullanabiliyorum ama Samsun’a bile gidemiyorum. Bir tane çöp arabamız, eski model iki traktörümüz, bir kamyonumuz var. İş makinesi, greyder dozer, kepçe ve bekomuz yok. Yakakent’te iş makinesi kiralayabileceğimiz özel teşebbüs de yok. Bir bekomuz olursa bu amaçla pek çok işimizi halledebiliriz. Alaçam’da sadece yakıt karşılığı kiraladığımız eski model bir beko var. Ulaşımda, özel halk otobüslerimiz var, Yolcu kapasitesine göre seferler düzenleniyor. Alaçam/-Yakakent arasında fazla yasal olmasa da dolmuş taksilerimiz çalışıyor.

 

HÜKÜMET ÇOK SEÇİCİ DAVRANIYOR

Şov yapmadan, hükümet programı çerçevesinde, ülkemiz ve Samsun’umuz için yararlı olmaya çalışıyorlar. Taleplerimizle ilgili olarak da yardımcı oluyorlar. Enflasyonu yenme konusunda da kendilerini sorumlu hissettikleri için hükümetin yeni yatırım noktaları konusunda çok seçici olduğunu da biliyorum. Samsun-19 Mayıs, sonra da 19 Mayıs-Bafra arası yollarla Yakakent şehir girişi yolu tamamlanacak vekillerimiz sayesinde. Hükümetimiz hem iç hem de dış ilişkilerde ve ekonomik anlamda güzel çalışmalar yapıyor. Muhalefet, muhalefet yapmıyor, çünkü eleştirecek bir şey bulamıyorlar kanımca. Bu hükümetin bugüne kadarkilerin yapamadıklarını, cesaret edemediklerini başarıyor. Örnek, YTL’ye geçiş ayrıca AB ile ilgili süreçte tarih olma konusunda da çok duyarlı davrandı. Tabi ki istediklerimizin hepsi elde edilemedi ama, 1999’dan bu yana, buralara gelinmesi büyük başarı. Önceki dönemlerde yine, hortumcuların, yolsuzlukların, dolandırıcıların üstüne gidilemiyordu. Buda akla acaba iktidarın bunlarla bir bağlantısı var mı sorusunu getiriyordu.

 

VATANDAŞ UYARSIN!

Beş yıl içerisinde yapılacak işlerde bize destek olsunlar. Yapamadıklarımızda da bizi uyarsınlar, daha iyiyi ve güzeli yakalamak adına körü körüne eleştirmesinler, Yakakent’in önünü tıkamasınlar. Belediye personeline adil davranacağıma, onları siyasete karıştırmayacağıma söz vermiştim. Belediye siyaset yeri değil ama bazı siyasi yakıştırmalar olabiliyor. Bu konuda da vatandaşımın uyarılarını bekliyorum.

 

RADİ ŞEN KİMDİR?

1968 Samsun-Alaçam doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimimi Alaçam’da tamamladım. 1991’de 19 Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldum. Mecburi hizmetimi Mardin-Nusaybin’da, askerliğimi Samsun Sıhhiye Okulu’nda yaptım. 1993 yılı Nisan ayından itibaren Yakakent Sağlık Ocağı’nda hizmet verdim. 30 Aralık 2003 tarihinde de istifa ederek aday oldum ve 1 Nisan 2004’ten itibaren de belediye başkanı olarak görev yapmaktayım. Ben istifa edene kadar hiçbir siyasi oluşumun içinde yer almadım. Hiç siyaset yapmadım. 28 Mart’taki yerel seçimler öncesinde AK Parti iktidarının ülke genelinde, özellikle ekonomik anlamda olumlu gelişmelere imza atması, bizi de etkiledi ve Yakakent’te de yapılması gereken birçok hizmetin olması ve AK Parti’nin iktidarının gücünün Yakakent’e de aktarılması, burada da iyi ve doğru işler yapılabilmesi için gelen teklifi değerlendirdim. Halk da bize destek verdi.

http://www.bizim-mig.com.tr/arsiv/51/51-27a.asp

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

17/4/2006 · Kategori: Yakakent

Yakakent

 

 

 

TARİHİ

Yakakent’in kuruluşu M.Ö. 2.yy. rastlar.

 

Bizanslıların yaşadığı dönemde adı “Kominos” olan şehri; Yavuz Sultan Selim'in Çaldıran Seferini yapmak üzere Trabzon'a geçerken; halkı Osmanlı İmparatorluğunu tanımadığı için, yerle bir ettiği söylenir.

 

"Kominos" kelimesi Başsız piskopos anlamına gelir.

 

Kentte daha sonra gelenler adını “Güm enez” şeklinde değiştirmişlerdir. Bu günkü Yaka kent 1800 yılında Gerze’den gelen üç,dört aile tarafından kurulmuştur. 1893-1895 yıllarında Rus işgalinden kaçan Doğu karadenizliler ve 1922 yılında Selanik’ten gelen göçmenlerle Yaka kent büyümüştür.

 

1896 yılında muhtarlık, 1 Mart 1963 yılında belediye teşkilatı kurulmuştur. Aynı yıl Güm enez olan ismi, kıyı şehri anlamına gelen Yaka kent olarak değiştirilmiştir. 9.5.1991 tarihinde Yakakent ilçe olmuştur.

 

 

SOSYO EKONOMİK YAPISI

 

İlçe ekonomisi tarımsal karaktere sahip olmakla beraber;balıkçılıkta ekonominin can damarıdır. Karadeniz’de avlanan her türlü balığı ve dünyaca ünlü mersin balığını burada bulmak mümkündür. Sayılar yetmişe yakın irili ufaklı balıkçı tekneleriyle balık avlanmaktadır.

 

Deniz ürünlerini değerlendiren özel sektöre ait iki fabrika bulunmaktadır. Bunlardan biri sür san Balık unu ve yağı fabrikasıdır. Diğeri ise ipek gıda fabrikasıdır.Burada Vatoz,Köpek balığı ve Kum midyesi gibi bazı deniz ürünleri işlenip,şoklanarak Fransa’ya ihraç edilmektedir.

 

İlçenin karakteristik tarım ürün tütündür. Köylerde buğday,mısır ve çeltikte yetiştirilir.

 

Sarıgöl,Köseli ve Büyük kırık köylerinde halıcılık yapılmaktadır. Kara aba-Çök üyen de ise halıcılık halkın en önemli gelir kaynağını oluşturur. Bölgede halıcılığın daha fazla yaygınlaşması için halk eğitim merkezi müdürlüğü halıcılık kurslarını devam ettirmektedir. Hazırlanan halıcılık projesi ile kırk aileye halı tezgahı temin edilmiştir. Dokunan halılar üç metre kare ve altı metre kare Hereke tipi olup,il içinden ve il dışından alıcı bulmaktadır.

 

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »