Samsun İlimizi Tanıyalım-II


SAMSUN İLİNİN COĞRAFİ KONUMU

Samsun ili Karadeniz bölgesinin orta kesiminde yer alır. 37,08 ve 34,25 derece doğu boylamları ile 40, 45, ve 41, 45 kuzey enlemleri arasındadır. İlin yüzölçümü 9.579 km  olup, doğuda ordu, güneyde Tokat, Amasya ve Çorum, batıda ise Sinop  ili ile çevrilidir. Kuzeyini ise Karadeniz kaplar.

 

Samsun kuzey Anadolu dağları sırasına göre daha az yükseltili bir kesimde yer almaktadır. Kıyı şeridinde verimli ovalara sahip  olan il güneye gidildikçe yükseklere tırmanır. İlini güney alanı Canik dağları ile kaplıdır.

 

Samsun ili nüfusu 30kasım 1997 sayımına göre 1,168.574 tür. Yönetsel bölüm itibariyle 15 ilçeden oluşmaktadır.

 

 

DAĞLAR

Samsun ili genel pek yüksek olmayan plato ve dağlardan oluşan topoğrafik yapı göstermektedir. Kuzey Anadolu sıradağlarının yükseltileri il topraklarında en düşük seviyeye iner.İlin güneyinde yer alan sıra dağları basık olup, Karadeniz bölgesi ile iç kesimlere geçit verirler. İl sınırları içinde doğu, batı doğrultusunda uzanan iki dağ sırası bulunmaktadır. Bunlar il topraklarının  iç kesiminde doğuda Canik dağları ve batı kesiminde ise çangal dağları dır. İl toprakların  iç kesimlerinde ise Kızılırmak ve yeşil ırmak arasında Canik ve çangal dağlarına ait bir çok tepe bulunmaktadır.İlin en yüksek noktası,”2062” metre ile ak dağ dır. Sıralı dağ, koca dağ, Nebyan ilin diğer dağlardır, doğu- batı yönünde uzanan mezozoik yaşlı olan Canik dağları kıvrımlı bin dağ silsilesi görünümü vermektedir.

 

Kızılırmak: Ülkemizin en büyük akarsularından Kızılırmak Sivas'taki kızıl dağdan doğar orta  Anadolu bölgesinde geniş bir yay çizerek, Sivas kayseri Nevşehir,Kırşehir,Ankara,Çankırı ve çorum illerinden geçerek Vezirköprü ilce merkezinin 510km batısından samsun ili toprakların girer.

  

Samsun –Sinop sınırlarını çizerek, 35 km kuzey batıdan kuzey doğu yönüne ilerler. Samsun ili topraklarında geniş bir yay çizerek altın kaya barajını geçer ve Bafra ovasının kat ederek denize dökülür. Kızılırmak en çok nisan ve temmuz dönemlerinde su taşımaktadır.

  

 Yeşilırmak: Sivas’taki köse dağdan çıkar. Samsun ili Tokat’ın Erbaa ilçesinin kuzeyinde batıda karakuş çayını alarak girer. Samsun topraklarında önce Canik dağlarını aşarak Çarşamba ovasına ulaşmaktadır. Çarşamba ilce merkezini ikiye bölerek, kuzeydoğuya yönelip cıva burnundan kara denize dökülür. Yeşilırmak’ın diğer bir kolu ise ter sakan çayıdır. Bu çay Ladik in doğusundan mazlum oğlu mevkiinde Ladik gölünden doğar. Havza yakınlarında güneye kıvrılarak daha güneye yönelip Amasya ili topraklarına girer. Burada geniş bir yay çizerek Amasya ili merkezinin kuzeyinde yeşil ırmak’ la birleşir.

 

Samsun ilinin diğer ırmakları; mert ırmağı ,terme çayı kaz boğası deresi,kürtün çayı ve abdal Deresi’dir.

  

 Bafra Gölleri: Bafra ovasının ortasından geçen Kızılırmak ‘ın her iki yakasında henüz dolmamış çukurluklar bulunmaktadır. Bu çukurluklar çok sayıda göl oluşturmaktadır. Kara boğaz gölü, balık gölü, liman gölü, dut dibi gölü, uzun göl, hayırlı göl,ince göl, çernek gölü ve tombul göl bunların başlıcalarıdır. Bu göllerin çevresinde sazlık ve bataklıklar oluşmuştur. Bu alanlarda doğal güzelliklerinin yüksek olduğu orman alanları da yer almaktadır. Balık gölü ve liman gölü su ürünleri bakımından oldukça zengin olup ekonomik öneme sahiptir.

  

Çarşamba Gölleri: Çarşamba ovasında oluşan göllerin başlıcalar; Dumanlı göl,akarcık gölü, akmaz gölü ve kaçmaz gölüdür. Bu göllerde Bafra gölleri gibi,doğal güzellikleri ile turizm bakımından önem taşıyan sazlık ve bataklıklarla çevrilidir. Çarşamba ovasında aynı zamanda akarsu  yataklarının değişmesi ile oluşmuş sarılık gölü, çilme gölü ve kör ırmak gölü bulunmaktadır.

 

Simenit (Simenlik): Terme ilçesinin kuzeyinde,denize yakın yerde bulunan Simenit Gölü terme çayının yatağının değişmesi sonucunda oluşmuştur. Denizin kabarması ile dolmaktadır. Çevresi sazlık ve bataklıklarla çevrili olan bu gölde balıkçılık yapılmaktadır.

 

Ak göl: Simenit (Simenlik) gölü gibi terme çayının yatağının değiştirmesi ile oluşan bu gölde çok sayıda balık bulunmaktadır. Deniz suyunun basması ise balık çeşitliliğinin sebebidir.

 

Ladik Gölü: İlce merkezine 10 km. uzaklıkta yer alan Ladik gölü, Ladik ovasının doğusundaki çukurda oluşmuştur. Bu göl de çok sayıda balık bulunmaktadır. Elips biçiminde olan gölün uzunluğu 5, genişliği ise 2 km dir. Derinliği ise yer yer 5 metre bulmaktadır. Gölün suyu tatlı olup, ak dağ dan inen akarsularla beslenmektedir. Gölde çok sayıda alabalık, turna balığı ve gölün kendine özgü tahta balığı bulunmaktadır.

 

 

BİTKİ ÖRTÜSÜ

Doğal bitki örtüsü açısından samsun ili zengindir. İç  kesimlerde, ovalarda ve dağların az eğimli yamaçlarında orman örtüsü azalmıştır. Yüksekliğin 1000-1200 metre olduğu yerlerde kışın yapraklarını döken ağaçlara (gürgen, meşe, ıhlamur, kestane, kayın dış budak) rastlanır. 1200-1800 m. yükseklikte ise iğne yapraklı  ağaçlara rastlanır. Karadeniz dağlarının kuzey yamaçlarında kayın ve ladin ağaçları, güney yamaçlarında ise gürgen ve meşe ağaçlarından oluşan ormanlara rastlanır. Kıyıya yaklaştıkça söğüt ve kavak ağaçlarına rastlanır. Samsun ilinin en zengin orman alanları Çarşamba, alaçam, kavak ve Vezirköprü ilçelerinde bulunmaktadır. Kuzeydeki Bafra ovasının büyük bir kesiminde kuru ve sulu tarım yapılmaktadır. Doğal bitki örtüsü ise çayır otlarıdır. Samsun ilinin toprakları tarıma elverişlidir.

 

 

KIZILIRMAK DELTASI 

Tarih  boyunca sulak alanların insan yaşamında  her zaman önemli rol oynamışlardır. Uygarlıkların sulak alanlar çevresinde yeşermesi, insanların, hatta canlıların var olmalarından itibaren, suya olan gereksinimlerinin değişmediğin göstermektedir. Nil havzası ve Fırat- Dicle nehirleri arasında uzanan Mezopotamya ‘da akarsular insanların burada yerleşmesi  için en önemli nedendir.

 

1980’li yıllara kadar sulak alanlar yarasız ortamlar olarak kabul edilmişler  ve tarım, sanayi veya yerleşim alanları açmak amacıyla, kurutarak  yada doldurarak büyük oranda yok edilmişlerdir. Ancak 1980 lerden sonra yapılan araştırmalar  sonucunda yağmur ormanları‘ından sonra sulak alanların birim  alanda en fazla organik madde üreten ve biyolojik çeşitlilik barındıran ekosistemler olduğu ortaya çıkmıştır, artan çevre bilincinin  de etkisiyle sulak alanların korunmaları yönünde girişimler başlatılmıştır.

 

Bir Sulak Alan Olarak Kızılırmak Deltası: Kızılırmak deltası Türkiye’nin Karadeniz sahilindeki doğal özelliklerini koruyabilmiş en büyük ve en önemli sulak alanıdır. Samsun ilinde, Kızılırmak Nehri’nin denize döküldüğü yerde Bafra, alaçam, 19 mayıs ilçeleri  sınırları içinde kalan alanın Samsun –Sinop  karayolunun kuzeyinde kalan alanda 56.000 ha. genişliğinde delta ovası uzanır. Deltanın doğu sahilinde göller, sazlık alanlar, kumullar, su basar çayırlar ile birlikte yaklaşık 12.000 ha. alanı kaplayan sulak alan vardır. Batı yakasında da yaklaşık 1.500 ha. genişliğinde kara boğaz gölü ve çevre sazlıkları bulunur. Delta sulak alan ekosistemi biyolojik çeşitlilik  açısından son derece zengindir. Flora ve fauna zenginliği yapılan bilimsel araştırmalarla ortaya konmuştur. Özellikle kuş varlığı ve kumullardaki bitki örtüsü ile sazlıklar deltanın canlılar için vazgeçilmezliğini sağlamaktadır. Kızılırmak deltasında bu güne dek tespit edil kuş türü sayısı 318’dir. Yaklaşık 140 tür kuşun ürediği delta  da aynı zamanda kış döneminde 100.000 dolayında su kuş kışlamaktadır. Bu rakamlar deltanın uluslar arası ornitolojik önemini açıkça ortaya  koymaktadır.

 

1989 yılında tamamlanan  Avrupa önemli kuş alanları  envanterinde  yer alabilmek  için en az biri gereken  dört kriterden üç tanesi Kızılırmak için geçerlidir.

 

a) Uluslar arası  öneme sahip sulak saha olma (her kış ortalama  en az 20.000 su kuş barındırmak gereklidir.

b) Nesli tüm dünyada tehlike olan  tür ya da türleri barındırma.

c)Sayıları Avrupa da  hızla azalmakta olan türlerden önemli sayılarda barındırma, görüldüğü gibi  Kızılırmak deltası  yaşam ortamlarını korunması sadece ülkemiz doğası için değil, aynı zamanda  tüm dünya doğal mirasının korunması açısından önemlidir.

 

Sulak alan bölge insanı  için de önemlidir. Sulak alan çevresinde yaşayan yaklaşık 12. 000 insanın geçimi doğrudan sulak alan kaynaklarına (balıkçılık, hayvancılık, sazcılık, tarım gibi) bağlıdır.

 

Bunun yanı sıra  bölgedeki sazlıklar ve çayır-mera drenajdan gelen kirli sulardaki  kirleticilerin büyük bölümünü tutarak suyu filtre ederler, taşkın anında  fazla suyu bünyesine alarak rezarvuar görevi  görürler, kıyı stabilizasyonun sağlarlar. Bunlar da sulak alanın  yine insanına sağladığı, ancak gözle görülmeyen faydalarıdır.

 

Ülkemizin sınırları  içersinde böylesine önemli bir alan bulunması şüphesiz bizler için bir öğün kaynağı olmalı, diğer taraftan da bu alanların korunması konusunda büyük sorumluluk taşıdığımız unutulmamalıdır. Ne yazık ki  bu sorumluluğun bilincinde olduğumuz pek söylenemez.

 

Delta doğal sistemine yönelik bazı tehditler mevcuttur. Yasa dışı ikinci konut inşaatları,yoğun kara avcılığı ,kirlenme  ve kurutma  bu tehditlerin sadece birkaçıdır. Ancak tüm olumsuzluklara rağmen deltadaki sulak alan  ekosistem pek çok zengin  ve sağlıklı yaşam ortamını  canlılara sunmaya devam eder. Bunların içinde lagünler, kıyı kumulları, sazlıklar, su basar düzlükler, su basar orman ve mera alanları  sayılabilir. Kızılırmak deltası genişliği ve barındırdığı canlı çeşidi itibarıyla ülkemizin ender doğal sistemlerinden biridir.

 

Korunmaya yönelik yasal girişimler ve korunma planları: Su kuşları koruma ve üretme alanı: 3785 ha. alan orman bakanlığı milli parklar av yaban hayatı genel Müdürlüğü’nce 1985 yılında çermek gölü ve çevresi su kuşları koruma ve üreme adıyla korumaya alınmıştır. Doğal SİT statüsü: Deltanın doğu tarafındaki sulak alan Kültür ve tabiatı varlıklarını koruma Genel Müdürlüğünce  1. derece doğal sit alanı ilan edilmiştir. Bu statü bölgedeki kaçak yapılaşmaya karşı önlemler geliştirmektedir.

 

Çevre Bakanlığı 1994 yılında Kızılırmak deltası doğal envanterini hazırlamak için bir proje başlatılmıştır. Bu proje doğal hayatı koruma derneği (DHKD) ve samsun 19 mayıs üniversitesi işbirliği ile gerçekleştirilmiştir. Projenin hedefi envanteri çalışması sonucunda Kızılırmak deltası sulak alanı için çevre düzeni planı hazırlanması ve kullanım esaslarının belirlenmesiydi. Bu çalışma içinde bayındırlık ve iskan bakanlığı da aktif olarak yer almıştır. DHKD 1992 Temmuz ayında delta ekosisteminin korunması amacı ile bir proje başlatmıştır. Projede1992-1996 yılları arasında alanda doğal sisteme ait veriler toplanmış, sorunlara karşı çözüm önerileri geliştirilmiş, çeşitli bilimsel araştırmalar yapılmıştır. Çevre bakanlığı ve DHKD 1992 yılında imzaladıkları bir protokolle çalışmaları işbirliği içinde sürdürmüştür.

 

Bafra belediyesi 1998 yılında deltaya Türkiye’nin 3.büyük atık su arıtma tesislerini kurmuştur.

 

 

 

Deltadaki turizm olanakları: Alanın doğal özellikleri ve önemi göz önüne alındığı turizm, sanayi tarım, yerleşim gibi konularda yapılacak yatırımların farklı acılardan planlamaları kaçınılmazdır. Bu yaklaşımla: bölgenin eko-turizm için son derece elverişli olduğu kabul edilebilir. Türk iyenin  ender su basar karakterli ormanlarından biri  olan Yörükler galiriçi ormanı piknik ve doğa yürüyüşleri için bulunmaz bir alandır. Göller ile deniz arasında  kalan orman yaklaşık 1.000 ha. genişliğindedir. Bafra ilçesi doğanca beldesi sınırları içinde bulunan çermek gölü ise özellikle kış ve ilkbahar dönemlerinde kuş gözlemciliği için çok uygundur. Ocak-şubat aylarında çermek gölü 30-40 bin ördek, kaz ve kuğu gibi su kuşu sayılabilirken, özellikle nisan–mayıs aylarında kartallar, şahinler, doğanlar gibi binlerce yırtıcı kuş ile bülbüller, kuyruksal ayanlar gibi ötücülerini görmek mümkündür. Mart ayı ortasında leyleklerin yansıra karaleylekler, turnalar, balıkçıllar ve kaşık gagalar da yuva yapmaya deltaya gelirler. Bu kuşlarla birlikte daha pek çok türün rahatlıkla izlenebileceği yer çernek gölü ve çevresindeki sazlıklardır. Bu alan kıyı kumulları, sazlıkları ve gölleri ile yerleşimden uzak, doğal özellikleri korunmuş, ülkemizin uluslar arası değere sahip ender bir bölgesidir.

 

Kızılırmak deltası barındırdığı kuş açısından çok büyük öneme sahiptir. Bu anlamda deltanın varlığı ülkemize uluslar arası platformda prestij sağlayacağı gibi, doğa turizmi, çevre eğitimi bilimsel araştırma vb. konularda büyük bir potansiyel oluşturmaktadır.

 

 

 

 

İKLİM VERİLERİ

Samsun ilinin iklimi kıyı ve iç kesimlerde ayrı özellikler göstermektedir. Kıyı kesimlerde Karadeniz, iç kesimlerde ise ak dağ ve canik dağlarının etkisi izlenmektedir.

 

Samsun ili sıcaklık ve yağışlar açısından ne doğu ne de batı Karadeniz iklimine benzemektedir. Yağışı doğu Karadeniz bölgesinden azdır. İlin iç kesimleri ise denizden uzak olduğu için sahile göre daha soğuktur. Kıyı kesimlerinde kışlar ılık, ilkbahar sisli ve serin, yaz mevsimi ise genellikle kuraktır.

 

 

TURİZM FAALİYETLERİ İÇİNDE İLİN YERİ 

 Samsun Karadeniz bölgesinin sosyal ve ekonomik açıdan en gelişmiş şehridir. Büyük bir limanı, uluslararası havaalanı, Türkiye'nin hemen her yerine bağlantı sağlayan  karayolu demiryolu ağı ile her türlü ulaşım imkanına sahiptir. Ticaret,sağlık ve hizmet sektöründe uzmanlaşmış bir bölge merkezidir. Samsun nitelikli otelleri, lokantaları, sinemaları, tiyatroları, kültür merkezi, üniversitesi, canlı sosyal yaşamı, büyük alışveriş merkezleri vb. ile çağdaş bir büyük şehirdir.

 

Samsun çok güzel kuma sahip geniş ve uzun doğal plajları, eşsiz güzellikteki ormanları, yaylaları, gölleri, ırmakları, dağları termal kaynakları ile çok çeşitli turizm aktivitelerinin gerçekleştirilmesine imkan vermektedir.

 

Samsun un Havza ve Ladik  ilçelerindeki termal sular yüzyıllardır bilinen ve kullanılan şifalı sulardır.

 

Havza kaplıcalar bölgesi; turizm bakanlığı tarafından ”Termal Turizm Merkezi” ilan edilmiştir. Tarihi hamamları, oteller, pansiyonlar, özel banyoları ile termal turizm hizmeti vermektedir.

 

Ladik ilçemizdeki “Hamam ayağı Termal Suları” ise Türkiye'nin “1.derecede önemli ve öncelikli termal suları”  içinde yer almaktadır. Bu su içerdiği radyoaktif ürünler dolasıyla sağladığı dinçlik nedeniyle “gençlik suyu” olarak da adlandırılmaktadır.

 

Havza termal suları; Romatizmal hastalıkları, kadın hastalıkları, sinirsel hastalıklar, eklem hastalıkları ve kireçlenme gibi hastalıkların tedavisine olumlu etki yapmaktadır. Ladik Hamam ayağı  Termal suları; Romatizmal hastalıklar, sinir ve kas yorgunluğu, eklem hastalıkları ve kireçlenme, sinirsel  hastalıklar ve ameliyat sorası yorgunlukların tedavisinde olumlu etki yapmaktadır.

  

Yakakent, Alaçam, Bafra, 19 Mayıs Merkez, Tekkeköy, Çarşamba ve Terme sahillerim yer yer ormanlık alanlar  iç içe olan doğal plajlara sahiptir.

 

Bafra ilçemizde Kızılırmak da yer alan ve Helenistik döneme tarihle nen Asar kale ve Paflayonga kaya mezarları tarihin doğal güzelliklerle iç içe bulunduğu ortamlar sunmaktadır.

 

Bafra ilçemiz Kızılırmak civarında tarihleri M.Ö.4000 yıllarına uzanan bir çok antik yerleşme yeri tespit edilmiştir. Bu yerleşmelerden sadece bir tanesi olan ikiz tepe de1974 yılından beri arkeolojik kazı çalışmaları devam etmektedir. Ele geçen bir çok eser ve ilginç buluntular Samsun arkeoloji ve etnografya müzesinde sergilenmektedir.

 

Kızılırmak'ın denizle buluştuğu yerde Türkiye'nin en büyük ve en önemli sulak alanlarından biri olan Kızılırmak deltası sulak alanı bulunmaktadır. Gölleri, sazlıkları, su basar çayırları, su basar ormanları, kumulları ve türleri 318 olarak tespit edilmiş kuşları  ile sulak alan çok ilginç bir yapıya sahiptir. Kuş varlığı açısından uluslar arası öneme sahip sulak alanda Türkiye de ve dünyada nesli tükenmekte olan kuş türleri saptanmıştır 140 tür kuşun ürediği delta da özellikle kış aylarında 100.000 dolayında su kuşu  kışlamaktadır. Bölge kış ve ilkbahar dönemlerinde kuş gözlemciliği için son derece  uygun olmaktadır.

 

Kızılırmak ve yeşil ırmak üzerinde bulunan baraj gölleri, çevresindeki doğal güzelliklerle iç içe çok güzel ortamlar yaratırken aynı zamanda, doğal bir su sporları parkuru oluşturmaktadır. Irmaklar ve baraj gölleri olta balıkçılığı  içinde elverişlidir. Kızılırmak ve Yeşilırmak'ın deniz döküldüğü yerlerde oluşmuş çok sayıdaki irili ufaklı doğal göller de balık avlamak için idealdir.

 

Ladik ilçemizde 2062 m. Yüksekliğindeki Ak Dağ'ın kış sporları merkezi olarak hizmet vermesi için çalışmalar başlatılmış olup en kısa sürede kaynak tesisleri kurulacaktır.

 

Ladik ilçemiz kolay ulaşılan yaylaları ile yayla turizmine olanak tanımaktadır.

 

Osmanlı devletinde çok önemli sadrazamlar yetiştirmiş ve bundan dolayı da köprü olan adı Vezirköprü olarak değişmiş olan ilçemiz; Osmanlı döneminden olan bir çok tarihi eser  ve büyük ölçüde koruduğu tarihi dokusuyla dikkat çeker. Bir de eşsiz güzellikteki ormanları,ormanlık alanlar içerisindeki yaylaları ile görülmeye değer güzelliktedir.

 

Samsun  Anadolu ahşap mimarisinin ilginç örneklerini bulabilirsiniz. Bunlardan Çarşamba’daki gökçeli camii (1206) hiç çivi kullanılmadan yapılmış ilginç bir ahşap yapıdır.

 

M.Ö.1200 yıllarında tarihin ilginç ve çekici savaşçı kadınları amazonların terme ilçemizde terme çayı kıyısında yaşamış oldukları klasik yunan mitolojisinde anlatıldığı gibi bir çok antik tarihçi ve coğrafyacı tarafından da ileri sürülmektedir. Terme göl yazı beldesinde her yıl  ağustos ayının 28-30 günlerinde ”Uluslar arası Amazon Festivali”  düzenlenmektedir.

 

Ayvacık ve Çarşamba ilçelerimizin içinden geçen Yeşilırmak'ın çevresi ormanlık alanlarla kuşatılmıştır. Yeşille kuşatılmışlığın  ve sessizliğin huzurun yaşamak isteyenlere eşsiz güzellikler sunmaktadır.

 

Samsun da ilk insan izlerine tekkeköy mağara-kale yerleşmelerinde rastlanmıştır. Paleolitik (eski taş devri) dönemine tarihle nen yerleşim yeri o zamanların izlerini günümüze taşımış önemli bir arkeolojik aladır.

 

Samsun Cumhuriyet tarihimizde de önemli bir yere sahiptir. Atatürk ün milli kurtuluş savaşımız başlattığı ilimizin bu gün her köşesi o büyük mücadelenin  anıları ile doludur. Atatürk Anıtı, Atatürk Müzesi, Gazi Müzesi, Balmumu Heykelleri, Bandırma Vapuru o günleri hatırlatmaktadır. 16-20mayıs tarihlerinde ”19 Mayıs Gençlik,Kültür ve sanat Festivali” samsunda  bir başka güzellikte ve coşkuyla kutlanmaktadır.

 

Samsun arkeoloji ve etnografya müzesinde; şehir merkezinde ve ilçelerimizde gerçekleştirilen arkeolojik kazılarda ele geçmiş eserler sergilenmektedir. M,Ö.3000 yıllarına tarihle nen kafatası ameliyatlı kafa tasları, M.Ö. yy. da yapılmış mozaikler ve bronz heykel, M.Ö.yy. tarihle nen eşsiz güzellikteki altın takılardan oluşan ”Amisos Mezar Odası Buluntuları” bu eserlerin en ilginçlerindendir.

 

İlimizde trekking, Yamaç Paraşütü, kuş Gözlemciliği, Su sporları, Çim kayağı,  Atlı doğa gezileri vb. aktiviteler gerçekleşmekte olup, Ladik Akdağ’da da bir kış spor merkezi kurma çalışmaları sürdürülmektedir.

 

 

Yorum Yaz